LOGINSekiz yıldır evliydim. Büyükbabam, bana ve mafya patronu olan kocama yüz milyonlar değerinde bir servet bırakmıştı. Ancak avukat devir işlemlerini tamamlamak üzereyken evlilik belgemin sahte olduğunu öğrendik. Bu da mirasın tamamının yalnızca bana kalacağı anlamına geliyordu. "Bayan Rivers, sistemdeki kayıtlara göre bir yıl önce boşanmışsınız. Kocanız Zayn Levine ise yasal olarak... Whitney Sanders'la evli. Belgelere göre bekarsınız. Başka bir deyişle Bay Levine'in mirastan pay alma hakkı yok." Whitney. Zayn'ın bir zamanlar sevdiği, sonra yurt dışına giden ve onun bir türlü unutamadığı kadın. Avukatın mesajına bakakaldım. Okuduklarımı kabullenemiyordum. Zayn'ın yıllardır bana gösterdiği bütün sevgi ve şefkat yalandan ibaretmiş. Sekiz yıllık uzun evliliğin ardından sonunda hamile olduğumu ona yıl dönümümüzde söylemeyi planlamıştım. Bu, ikimizin de beklediği mucizeydi. Ama anlaşılan o, aslında bu mucizeyi hiçbir zaman gerçekten istememişti. Elimi usulca karnıma koyarken kendime, ikizlerimin babasız büyüse bile gayet iyi olacaklarını söyledim. Her şeyin yalanlar üzerine kurulu olduğu bu yerde artık yapabileceğim tek bir şey vardı: kaçmak.
View MoreZayn ise adeta saplantılı hale gelmişti. Artık doğrudan karşıma çıkmıyordu ama nereye gitsem peşimde olduğunu hissediyordum. Hep yakınlarda bir yerdeydi.Böyle devam ederse rahat rahat gezemeyeceğimi anlayıp iç çektim. Bu yüzden gezimi yarıda kesip eve dönmeye karar verdim.Zayn'a görünmemeye dikkat ederek sonunda Swizor'daki yeni evime sağ salim ulaştım. Adresimi ve telefon numaramı değiştirmiştim ama Zayn yine de beni bulmayı başardı.Kapımın önünde bitkin bir halde duruyordu. Beni görünce gözleri bir an sevinçle parladı."Yvonne, sonunda seni görebildim. Bunca zamandır seni arıyorum." dedi.Hiçbir şey söylemeden ona soğukça baktım."Yvonne, hata yaptığımı biliyorum. Lütfen bana bir şans daha ver. Bir çocuk babasız büyüyemez. Daha dünyaya gelir gelmez babasız kalmasını gerçekten istiyor musun?" diye yalvardı.Elimi belirginleşen karnımın üzerine koyup kararlı bir şekilde, "Sen olmasan da çocuğumu büyütebilirim. Üstelik büyüdüğünde annesini aldatan birini babası olarak kabul ed
Swizor'a vardıktan sonra her şeyi geride bıraktım. Zayn'ı düşünmeyi, geçmişte yaşananları kafama takmayı bıraktım. Sağlığımı toparlamaya odaklanırken bir yandan da gezmeye başladım.Buranın manzarası büyüleyiciydi. Hava öylesine temiz ve ferahtı ki insanın içini açıyordu. Sıradağlarda dolaşıyor, karla kaplı zirvelerin görkemi karşısında hayran kalıyordum. Gölün kıyısında yürüyüp huzur veren manzaranın tadını çıkarıyordum. Zork'a gittim ve şehrin canlılığına hayran kaldım.Bu yolculukta dünyanın güzelliklerini gördüm ve hayatın aslında ne kadar değerli olduğunu anladım. Hayat yalnızca Zayn'dan ibaret değildi. Onun dışında koskoca bir dünya vardı. Geriye dönüp baktığımda eski hayatımın ne kadar sıkıcı olduğunu fark ettim.Bir gün küçük bir kasabaya gittim ve tesadüfen bir Noel geçit törenine denk geldim. Sokaklar ışıklar ve süslemelerle göz kamaştırıyor, her yer heyecanlı insanlarla dolup taşıyordu.İnsanlar Noel için giyinip süslenmiş, gülüyor, dans ediyor ve eğleniyorlardı. Ortamda
Zayn derin bir nefes alıp kapıyı açtı. Whitney'e buz gibi bakarak, "Az önce ne dedin sen?" diye sordu.Whitney onu görünce bir an donup kaldı. Yüzünde kısa süreli bir panik belirdi. "Zayn, sen... Yanlış duydun. Ben hiçbir şey söylemedim."Ama Zayn ona inanmadı. Odayı gözleriyle tararken masanın üzerinde ekranı açık duran telefonu fark etti. Telefonu eline aldığında içi buz kesti. Ekranda Whitney'le benim aramdaki mesajlar vardı.Whitney: 'Yvonne, seni kaltak! Umarım geberip gidersin de bir daha asla geri dönmezsin!'Whitney: 'Gördün mü? Zayn bu çorbayı sırf benim için yaptı. Sen hayatın boyunca böyle bir şeyin tadına bakamayacaksın.'Whitney: 'Tek başına sürünmeyi hak ediyorsun, Yvonne!'Mesajlardaki her cümle kin ve nefret doluydu. Okudukları Zayn'ın canını yakıyordu. Whitney'in böyle biri olduğuna inanamıyordu.Öfkesine hakim olamadı ve Whitney'e sert bir tokat attı. "Sürtük! Yvonne'a nasıl böyle davranırsın?"Whitney şaşkınlık içinde yanağını tutup inanamayarak ona baktı. "Z
Gittim. Ama Zayn perişan oldu.Whitney'le ilgilenmek için hastanede kalmıştı ama aklını bir türlü toparlayamıyordu. Bir gece önce gözlerimde gördüğü ifade bütün gece aklından çıkmamıştı. Beni daha önce hiç bu kadar büyük bir hayal kırıklığı içinde görmemişti.İlk kez içine bir huzursuzluk çöktü. Hiç düşünmeden telefonunu çıkarıp beni aramak istedi."Zayn, canım elma çekti. Benim için bir tane soyar mısın?"Whitney'in sesi onu düşüncelerinden sıyırdı. Zayn önce telefonuna, sonra Whitney'e baktı. Sonunda telefonu bir kenara bıraktı. "Peki. Soyarım."O gece Zayn hastanede Whitney'in yanında kaldı. Ancak ertesi sabah eve döndü. Kapıyı açtığında ev bomboştu. Bana ait ne varsa gitmişti.Bir an olduğu yerde donup kaldı, ardından telaşla odaları aramaya başladı."Yvonne! Yvonne!"Defalarca adımı seslendi ama cevap veren olmadı. Evin her köşesini aradı ama beni bulamadı. Giderek paniğe kapılıyordu. Telefonunu çıkarıp beni tekrar tekrar aradı.Ama telefonum çoktan kapanmıştı. Mesajlar