Ancak bu abartılı gösteri içeridekileri kahkahaya boğmuştu. Çisem, Efe'nin yanında oturuyor, hatta Efe'nin omzuna yaslanıp gülüyordu.Efe ise tek kelime etmiyordu...Adem gülerek döndü. "Efe, böyle...""Diyemeden, kapıda duran Defne'yi gördü. Gülümsemesi yüzünde dondu. "Yen... yenge..."Herkes kapıya baktı.Hepsi donakalmıştı.Çisem, Efe'nin omzundan doğruldu, gülümseyerek konuştu: "Aa, bu Efe'nin efsanevi karısı olmalı? Merhaba, içeri gel, ben Efe'nin yakın arkadaşıyım."Defne odadaki herkese baktı, kalbi çoktan buz kesmişti.Efe nihayet kalktı, ona doğru yürüdü. "Defne, nereden çıktın? Şakaydı onlar, kafana takma."Defne ona baktı. Bu adamın bu kadar yabancı geldiğini hiç hissetmemişti. Hiç bu kadar yabancı olmamıştı.Demek, başkaları karısıyla alay ederken, o da onlardan yana saf tutuyordu?"Evet, yen... yenge, özür dilerim. Şaka yapmıştım sadece, kızma." Adem bardağı bırakıp özür diledi."Defne!" Efe önüne gelmiş, ona sarılmaya davranmıştı.Ama Defne'nin aklına birden onun omzuna y
続きを読む