Share

Bölüm 3

Author: İnci Tan
Ancak bu abartılı gösteri içeridekileri kahkahaya boğmuştu. Çisem, Efe'nin yanında oturuyor, hatta Efe'nin omzuna yaslanıp gülüyordu.

Efe ise tek kelime etmiyordu...

Adem gülerek döndü. "Efe, böyle..."

"Diyemeden, kapıda duran Defne'yi gördü. Gülümsemesi yüzünde dondu. "Y-yenge.. "

Herkes kapıya baktı.

Hepsi donakalmıştı.

Çisem, Efe'nin omzundan doğruldu, gülümseyerek konuştu: "Aa, bu Efe'nin efsanevi karısı olmalı? Merhaba, içeri gel, ben Efe'nin yakın arkadaşıyım."

Defne odadaki herkese baktı, kalbi çoktan buz kesmişti.

Efe nihayet kalktı, ona doğru yürüdü. "Defne, nereden çıktın? Şakaydı onlar, kafana takma."

Defne ona baktı. Bu adamın bu kadar yabancı geldiğini hiç hissetmemişti. Hiç bu kadar yabancı olmamıştı.

Demek ki, başkaları karısıyla alay ederken o da onlardan yana mıydı?

"Evet, Y-yenge.., özür dilerim. Şaka yapmıştım sadece, kızma." Adem bardağı bırakıp özür diledi.

"Defne!" Efe önüne gelmiş, ona sarılmaya davranmıştı.

Ama Defne'nin aklına birden onun omzuna yaslanıp gülen Çisem geldi. Banyoda kendi kendini tatmin eden eli geldi. Patladığı o anda haykırdığı "Çisem" sesi geldi. O an, Efe'nin bu elinin çok kirli olduğunu hissetti.

Hemen geri çekildi.

"Defne." Efe boş kalan eline baktı, beklemiyordu. İç geçirip ekledi: "Onlar adına özür dilerim. Kızma artık, olur mu? Eve dönünce sana hediye alırım, ne istersen."

Çisem cilveli bir bakış fırlattı Adem'e. "Efe'nin karısını kızdırdın, özür dilesene! Herkesi benim gibi mi sanıyorsun, kaba saba, kalın kafalı, şakalarınızı umursamaz biri!"

Defne içinden soğuk bir kahkaha attı. Bu sözler tam bir numaraydı...

Ama belli ki bu adamlar anlamıyordu, çok hoşlarına gidiyordu.

Adem itiraz etti: "Özür diledim ya! Yengenin ansızın geleceğini nereden bileyim? Gerçekten şakaydı."

"Şaka, şaka yapılan kişi komik bulursa şakadır." Defne titreyerek söylemişti bunu. Neredeyse tüm cesaretini toplamıştı.

O topaldı, Efe'ye layık değildi.

Bu düşünce, beş yıldır bir lanet gibi onu esir almıştı. Onu sorgulayan, küçümseyen her bakışta geri çekiliyor, tıpkı bir bıldırcın gibi yuvasına saklanıyor, uzun uzun dışarı çıkmıyor, sessizce yaralarını sarıyordu.

Adem mırıldandı: "Ama özür diledim ya!"

"Ka... kabul etmiyorum..." Defne daha da titriyordu. İlk kez böyle doğrudan bir alayın karşısına dikiliyordu.

"Ee, daha ne yapayım?" Adem söylendi.

Defne de ne yapması gerektiğini bilmiyordu. Sadece başını sallıyor, kabul etmediğini gösteriyordu. Kocasının arkadaşlarının kendisiyle dalga geçmesini, üstelik kocasının onlardan yana durmasını kabul etmiyordu.

"Tamam, kesin." Efe kalkıp onunla Adem'in arasına girdi.

Bu grubun lideriydi.

Üniversite bitince bu adamları peşine takmış, üstün iş zekası ve çalışkanlığıyla şirketi bugünkü zirvesine taşımıştı.

Bu yüzden o ağzını açar açmaz, diğerleri tek kelime etmeye cesaret edemezdi.

"Defne." Efe'nin ona bakışı her zamanki gibi sakindi, Çisem'in videosundaki gözlerindeki ışıltılı halden tamamen farklıydı. " Onlar senelerdir arkadaşlarım. Kötü niyetleri yok, şaka yapıyorlardı sadece. Hatırım için affet onları. Şoföre seni eve bıraktırayım mı?"

"Yenge..." Çisem dudağını büküp Efe'nin yanında dikildi. "Eğer gerçekten kızacaksan bana kız. Efe'ye soğuk davranma. Onlar benim dönüşümü kutlamak için toplandı bugün... Efe, karına söyle, kalıp yemek yesin. Ben de ona bir kadeh kaldırıp gönlünü alayım."

Hah, ne kadar da masum.

"Kusura bakma." Defne, Efe'ye baktı. Çisem bunları söylemeye cesaret ediyorsa, hepsi Efe'nin izin vermesindendi! İçindeki acıyı güçlükle bastırdı. "İçki içmem, hele sahte gülücüklerin içkisini hiç içmem."

Çisem bir anda ağlayacak gibi oldu, Efe'ye baktı. "Efe, bana laf mı soktu? Ben..." Sonra kendini zorla tutuyormuş gibi yaptı. "Neyse neyse, yenge beni yanlış anladı. Bir iki laf etmesi bir şey değil, ona kızma..."

Efe'nin yüzü ciddileşti. "Defne, Çisem iyi niyetli. Ne diye böyle sivri dilli oluyorsun?"

İyi niyet mi?

Bu sözlere iyi niyet diye inanan sadece aptaldır.

Efe aptal mıydı?

Hayır, değildi. O sadece doğruyla yanlış arasında taraf tutmayı seçmişti.

Kalbi kimden yanaysa, doğru olan oydu.

Defne karşısındaki iki kişiye ve arkalarındaki kalabalığa baktı. Sadece hissetti ki, onlarla arasında aşılmaz bir uçurum vardı.

Onlar aynı cephedeydi, sıkı bir gruptu. O ise dünyalarına zorla girmiş bir yabancıydı. Hayır, hatta onların dünyasına hiç girememişti. Kenarda dolansa bile, fazladan olandı.

Gözyaşlarını zorla tuttu, hafif bir alaycı ses çıkardı. Arkasını dönüp çıktı.

Arkasından Çisem'in sesi duyuldu: "Efe, yenge..."

"Bir şey olmaz, o çok anlayışlıdır. Eve gidince biraz yüz veririm, geçer. Hadi, devam edelim, onu boş ver." Gizlice, Defne'nin arkasından baktı, şoföre mesaj atıp onu eve bırakmasını söyledi.

Defne sakin ve dengeli adımlarla yürümek istiyordu. Ama ne yazık ki, yapamazdı. Ayağı, her heyecanlandığında daha çok sallanırdı.

Şu an, bu perişan ve aceleyle dışarı fırlama hali, tıpkı Adem'in onu taklit ettiği hal değil miydi?

O gidince arkasından yine kahkahalarla güleceklerdi kesin?

Gözyaşlarını sertçe sildi, daha hızlı ve daha sallanarak yürüdü...

Efe'nin şoförü dışarı fırladığında, restoranın önünde Defne'den iz yoktu.

Şoför geri dönüp Efe'ye haber verdi.

Efe hafifçe kaşlarını çattı, Defne'yi aradı. Defne açmadı, üstelik kapattı. Tekrar aradı, telefon çoktan kapanmıştı.

Adem'in zaten içi rahatsızdı, şimdi iyice konuştu: "Efe, yengenin bu huyu senin şımartmandan. Senin şu anki konumuna, imajına bak. Kimi alsan evinde seni baş tacı etmez? O ise sana hâlâ surat yapıyor. Gerçekten fazla iyi niyetlisin."

Efe sessizdi.

Diğerleri Adem'e destek verdi: "Adem doğru söylüyor. Sen onun için, bu ev için o kadar çabaladın. Dışarıda onca sıkıntı çekiyorsun. O seni anlamıyor, sana destek olmuyor, böyle ufak şeyde surat yapıyor. Değer mi?"

"Hakikaten, seninle evlenebilmesi zaten büyük bir lütuftu. Yoksa o bir topal, onu başka kim alırdı? Sen almasan, gidip bir sakata varırdı ancak."
Patuloy na basahin ang aklat na ito nang libre
I-scan ang code upang i-download ang App

Pinakabagong kabanata

  • Efe Bey'le Beşinci Yılım   Bölüm 30

    "Sen kendin aç!" Olduğu yerde dikildi, başını çevirdi. Sırtını duvara dayamış, elindeki zarfı bastırıyordu.Efe'nin bakışlarında bir çaresizlik belirdi: "Bu huyun, son zamanlarda epey arttı."Ama daha fazla üstelemedi, arkasında bir şey sakladığından da hiç şüphelenmedi. İçeri girdi.Sonunda kargoyu Emine açtı. Defne ise sınav sonuç belgesini alıp hızla misafir odasına sakladı."Defne, hazırlan, gidiyoruz." Efe dışarıdan seslendi."Efe!" Döndü. "Bana biraz saygı gösteremez misin? Her şeyi hep son dakikada haber verip beni oldubittiye getirmek zorunda mısın?"Misafir odasının kapısına geldi: "Defne, bugün de mi son dakika? Bugün babanın doğum günü."Defne sustu."Yoksa, tek başıma mı gideyim?" Kaşını kaldırıp sordu."Bir dakika, üstümü değiştireyim." Kapıyı kapattı.Ama hiç beklenmedik bir şekilde, elini uzatıp kapıyı tuttu. Bakışları derin ve şüpheliydi: "Kapıyı kapatmaya gerek var mı? Yoksa o dansçı çocuk yüzünden mi? ""Saçmalama!" Kapıyı sertçe kapattı.Beş yıllık evlilikleri boyunc

  • Efe Bey'le Beşinci Yılım   Bölüm 29

    Defne çaresizlik içindeydi. Yok, artık o "Efe Bey'in karısı" konumunu gerçekten o kadar da istemiyordu! "Efe, bu Efe Bey'in karısı konumunda ısrarla durmamı gerektiren şey ne? Ben sonsuza dek Efe Bey'in karısı falan olmak istemiyorum. Bırak da Çisem sarsın biraz şu konumumu, olur mu?"Efe duraksadı, sadece alaycı bir gülümseme gösterdi. Hâlâ trip attığını sanıyordu. Ana yatak odasının banyosuna gidip duş aldı.Defne de bu olaydan sonra ter içinde kalmıştı. Yeniden duş aldı, bir tişört giyip tekrar yattı.Gece şiddetli bir yağmur yağdı. Damlaların camı dövmesi, uyku getiren bir beyaz gürültü gibiydi. Sıcaklık da birden düşmüştü. Yağmurun sesini dinleyerek yavaş yavaş uykuya daldı.Ertesi sabah, kendiliğinden uyandı. Saate baktı, dokuz olmuştu. Efe hâlâ Emine'yle konuşuyordu, şirkete gitmemişti. Bu, işkolik tarzına hiç uymuyordu.Emine'ye tembihini bitirip çıktı. Defne ancak o zaman kalktı.Kahvaltı ederken Emine gelip söylediklerini iletti: "Defne Hanım, Efe Bey bir işi halletmeye gitti

  • Efe Bey'le Beşinci Yılım   Bölüm 28

    Efe'nin deliliği nasıl bir şeydi, Defne gerçekten bilmiyordu. Onu tanıdığından beri, o dağların alacakaranlık sisi, ormanın derinliklerindeki servi gibiydi. Hep soluk, hep insanın arasına bir tül perde gerer gibi. Görünmez, dokunulmazdı.Onunla evlendikten sonra da bu böyle olmuştu.Ama şu an, gerçekten biraz anormal, çılgınca bir hali vardı.Defne, onun kopan gömleğine ve gömleğin altından açığa çıkan düzgün kas hatlarına bakarken dehşete kapıldı."Efe, ne yapıyorsun?" Yorgana sımsıkı sarındı."Ne yapacağımı sanıyorsun?" Bakışlarında ender görülen bir vahşilik vardı. "Benim karımsın. Ekmeğimi yiyip suyumu içiyorsun. Sonra kalkıp yabancılarla bir olup bana tuzak kuruyorsun. Ne yapacağımı sanıyorsun?""Ben öyle bir şey..." Aslında açıklamaya gerek olmadığını düşünmüştü, ama bu hali, sanki bu meseleyi bahane edip gerçekten çıldıracakmış gibiydi.Efe'nin birden kemerini çözdüğünü gören Defne, yorgana sarılı halde hızla yatağın öbür tarafından inmeye çalıştı.Ama Efe üzerine atılıp onu yo

  • Efe Bey'le Beşinci Yılım   Bölüm 27

    Kalbi onunla atardı. O yüzden onun yemeklerini hazırlar, evi özenle çekip çevirir, ona sıcacık bir liman sunmak isterdi. Eve hep çok geç gelse de, kapıdan adımını attığı anda rahatça dinlenebilsin diye...Ne yazık ki, buna ihtiyacı yokmuş.Öyleyse, bırakalım da onun istediği kişi endişelensin.Duş alıp, yurt dışı eğitimle ilgili biraz daha bilgiye göz atıp uyumayı planladı.Ama sosyal medya algoritması bazen öyle can sıkıcı oluyordu ki, insanın karşısına hep görmek istemediği şeyleri çıkarıyordu. Uygulamayı açar açmaz, Çisem'in yeni notu yine ana sayfada belirdi. Birkaç dakika önce paylaşmıştı. Bu gecenin olanlarını anlatıyordu.El ele bir fotoğraf. Efe'nin eli, onunkini tutuyordu.Yazdığı yazı şuydu: O hep görkemli bir çınardı. Gururlu, hayat dolu ve hırslı. Ne kadar büyük fırtına olursa olsun dimdik durur, asla eğilmezdi. Ama bu gece, benim için haksızlığa katlandı. Teşekkür ederim, benim için tüm dünyaya karşı koydun. Binlerce kişi seni suçlasa da, sen benim kalbimde hâlâ bir dağ

  • Efe Bey'le Beşinci Yılım   Bölüm 26

    "Evet." Defne artık açıklama yapmaya gerek duymadı.Efe bir adım öne çıktı, bir anda ona çok yaklaştı. O kadar yakındı ki, yorgun yüzündeki göz çizgileri seçiliyordu. Otuz yaşına bile gelmemişti, ama yüzünde şimdiden zamanın izleri vardı."Defne." Omuzlarından tuttu. Üzerinden hafif bir parfüm kokusu geliyordu. "Bunca yıl, sana iyi davranmadım mı?"Bunu söylerken, yorgunluk çatık kaşlarından ve morarmış gözaltlarından taşıyordu.Defne usulca iç çekti.İyi.Kabul ediyordu, elinden geldiğince ona iyi davranmıştı. Yemek, giyecek, ev, para... Babaannesine ve ailesine varınca dek, hiç düşünmeden servet harcamış, asla ikiletmemişti.Ama Efe, bu iyiliğin, bana en başında bir çek yazıp topal bacağımı satın almandan farkı ne..."Eğer sana karşı hiçbir kabahatim yoksa, nasıl kıydın?" Konuşurken gözleri hafifçe kızarmıştı. "Nasıl kıyarsın da yabancılarla bir olup bana böyle saldırırsın? Benimki senin değil mi? Benim işim senin işin değil mi? Benim param senin paran değil mi? Biz karı koca değil m

  • Efe Bey'le Beşinci Yılım   Bölüm 25

    Çisem'in yüzü bir anda kıpkırmızı oldu. Haksızlığa uğramış gözyaşları gözlerinde dönüyordu. Efe elinden tutup onu dışarı çıkardı.Alev, sanki bu olanların hepsinin sorumlusu Baran’mış gibi ona sert bir bakış fırlattı. Sonra Defne'ye sordu: "Bu proje hakkında ne düşünüyorsun? Biz sana uyarız!""Beni düşünmeyin, hocam. Siz ve Baran Bey'in kararı beni hiç düşünmesin." Defne hocasına göz kırptı. "Hocam, ben küçük kırlangıcım. Ben uçarım zaten. "Alev bunu duyunca rahat bir nefes aldı: "İşte böyle! Bu kadar zamandır şu derin aşk gösterisini izlememizin sebebi sendin. Bir fareye kızıp evi yıkmak istemedik. Madem öyle diyorsun, içim rahatladı."Diğer davetlilerin ne Defne'yle ne de Efe'yle bir samimiyeti vardı, karışmak istemediler. Alev'in bu sözleri üzerine ortam nihayet gevşedi."Tamam, kaldığımız yerden devam edelim." Alev gülümseyerek herkesi buyur etti.Defne, Alev'in yanında keyifli bir akşam geçirdi. Herkes çok dost canlısıydı, birbirleriyle iletişim bilgilerini paylaştılar. Özellikle

Higit pang Kabanata
Galugarin at basahin ang magagandang nobela
Libreng basahin ang magagandang nobela sa GoodNovel app. I-download ang mga librong gusto mo at basahin kahit saan at anumang oras.
Libreng basahin ang mga aklat sa app
I-scan ang code para mabasa sa App
DMCA.com Protection Status