ログインAvukat sevgilimle beş yıl boyunca birlikteydim. Düğünümüzü tam elli iki kez iptal etti. İlkinde mi? Stajyeri bazı evrakları berbat etmişti. Beni sahilde bırakıp onları düzeltmeye koştu. Bütün gün bekledim. Tek başıma… İkinci sefer ise, törenin tam ortasındayken fırlayıp gitti. Meğer o stajyer başka bir avukattan fırça yiyormuş. Beni misafirlerle ve üzerime çevrilen bakışlarla baş başa bıraktı. Sonrasında ne zaman yeniden denesek, mutlaka onunla ilgili bir "acil durum" çıkıyordu. Her seferinde. Sonunda sabrım tükendi. Bıkmıştım artık. Eşyalarımı toplayıp ondan ayrıldım. Ama Ainsley denen kasabadan ayrıldığım gün, beni bulmak için resmen çılgına döndü.
もっと見るO olayın ardından bürodaki herkese artık kimseyle görüşmeyeceğimi söyledim.Ne randevu, ne kaçamak ilişkiler, ne de beni tavlamaya çalışan erkekler... Artık bütün enerjimi kariyerime verecektim.Owen'a gelince... Ortadan kayboldu. Muhtemelen sürüne sürüne Ainsley'e geri döndü.Bu arada ben kendimi işe verdim. Dava üstüne dava aladım, hepsini ezip geçtim. Hukuk çevrelerinde adım anılmaya başladı.Sonra bir gün, bir iş arkadaşım şirketin ortaklarıyla —yani annemle ve babamla— akraba olduğumu kazara öğrendi.İçimden "şimdi torpil dedikoduları başlar" diye geçirdim.Oysa herkes gülmeye başladı."Ee, tabii böyle canavar gibi olman normal. Patronların kanını taşıyorsun!""Ancak böyle yıldız gibi ebeveynler bu kadar iyi birini yetiştirebilirdi!"Ve o an içimdeki gerginlik dağıldı.Övgülerini duyunca, farkında olmadan tuttuğum nefesi bıraktım.Evet. Bunu hak etmiştim.Biriken izin günlerimi kullanmaya ve yollara düşmeye başladım.Yazın seniz kenarındaydım, güneşin tadını çıkarıyor
Owen'ın sonunda Caverton'dan çekip gittiğini sanmıştım.Ama hayır. Adam, bana oyun oynamak için kendi iş arkadaşlarımdan bazılarını bile yanına çekmişti. Üstelik gerçekten sevdiğim insanlardı bunlar.Çimenliğe adım attığımda gördüklerim karşısında donakaldım.Hafta sonuydu ve Owen'ı görmek tüm keyfimi kaçırmaya yetmişti.İlk düğünümüzü baştan yaratmıştı. Aynı düzen, onun için özel olarak diktirdiğim damatlık... Ve karşımda, aptal gibi sırıtıyordu."Reiny Reinsdorf, benimle evlenir misin?"İş arkadaşlarım çılgına döndü."Kabul et! Kabul et!"Kan beynime sıçradı.Günlerce peşimde dolaşıp dram yarattıktan sonra, bunun işe yarayacağını nasıl düşünebilirdi?Gözleri parlıyordu, sanki gerçekten bunun masalsı bir son olacağına inanıyor gibiydi."Taklit bir düğünün olanları düzelteceğini mi sanıyorsun gerçekten?"Çılgına döndüm. Herkesin gözü önünde yüzüne sert bir tokat attım.Sessizlik. Yalnızca müzik çalmaya devam ediyordu. Yakınlardaki biri mırıldandı: "Erkek arkadaşın olduğu
Owen tek kelime etmedi. Bilekliği, sanki bu her şeyi düzeltecekmiş gibi elime sıkıştırdı."Al şunu. En sevdiğin şeydi. Bunun başka bir anlamı yok. Sadece yüzünü güldürmesini umuyorum." Gözlerimi o aptal şeyden ayırmadan sert ve soğuk bir kahkaha attım. "Evet, artık umurumda bile değil."Sonra doğrudan çöpe fırlattım. Dibe çarptığında kırılma sesi geldi. Sanki o da artık her şeyin bittiğini biliyordu.Gözleri faltaşı gibi açıldı. Ağzı aralandı ama tek kelime edemedi."Ona değer veriyordum çünkü seni seviyordum. Bana verdiğin her şey eskiden benim için önemliydi. Peki şimdi? Yüzüne bile bakamıyorum. Beni tiksindiriyorsun."Gözleri kızardı. Sanki gözyaşlarını saklayabilirmiş gibi bir gözünü ovuşturdu.Onu ilk kez ağlarken görüyordum.Bense yeterince ağlamıştım.İlk davasından sonra saldırıya uğradığında...Sonunda Ainsley'de o daireyi aldığında…İlk düğünümüzde…Bir de beni ilk kez Vanessa için ektiğinde... Evet, sanki dünyanın sonu gelmiş gibi ağlamıştım.Bir zamanlar beni
Caverton'a döndüğümde hava çoktan kararmıştı.Her zamanki gibi erkenden yatan annemle babam, gelen yolcu kapısının önünde durmuş, yüzleri tek tek inceliyorlardı. Onları görür görmez, sesim titreyerek kendimi kollarına attım."Anne, baba..."Babam saçlarımı karıştırıp geniş bir gülümsemeyle, "Eve döndün ya, önemli olan bu." dedi.Ev hiç değişmemişti. İki gün dinlendikten sonra, ailemin kurduğu hukuk bürosunda işe koyuldum.Durumu gizli tutmuşlardı; kimse onların kızı olduğumu bilmiyordu. Sıradan bir acemi gibi her şeyi baştan yaşamam, deneme süresinden geçmem gerekiyordu.Ama açıkçası kendimi daha hafif, daha özgür hissediyordum.Bundan böyle kendim için çalışacaktım.Ainsley'de başarılı olabildiysem burada da olabilirdim.***Üç ay sonra deneme süresini geçtim. Annemle babam evde küçük bir ziyafet verdi."Kızımın başaracağını biliyordum!"Onların bürosunda deneme süresini geçmek hiç de kolay bir iş değildi.Annem tam masayı kurmaya başlamışken kapı zili çaldı.Hiç düşünme





