Share

2. Bölüm

Penulis: Ayaz Irmak
Aslı sabah gözlerini açtığında Sinan, her zamanki gibi eğilip dudaklarına bir günaydın öpücüğü kondurdu.

"Güzelim, dün evlilik yıldönümümüzü gerektiği gibi kutlayamadık. Bugün telafi etmeme izin ver, olur mu?"

"Lunaparka gidelim. Uzun zamandır gitmek istediğini söylüyordun."

Aslı'nın hiç hevesi yoktu. Tam reddedecekken Sinan dışarı çıkarken yanlarına almaları gereken her şeyi çoktan hazırlamış, hatta onun giyeceği kıyafetleri bile seçmişti.

Lunaparka vardıkları andan itibaren bütün dikkati Aslı'nın üzerindeydi.

Aslı daha dudaklarını yeni aralamıştı ki Sinan su şişesini açıp ağzına uzattı.

Bir pelüş oyuncağa bir saniye fazla bakması yetiyordu. Sinan hiç düşünmeden onu satın alıyordu.

Atlıkarınca, çarpışan arabalar, dönme dolap...

Sinan bunların çocukça olup olmadığını zerre kadar umursamıyordu.

Aslı sevdiği sürece, onunla birlikte her şeye binmeye hazırdı.

Elini neredeyse bir an olsun bırakmadı. Aslı birkaç kez elini çekmeye çalışsa da Sinan parmaklarını daha sıkı kenetleyerek onu avucunun içinde tuttu.

Günün sonunda bir balon satın alıp Aslı'nın çantasına bağladı. Ardından gülümseyerek,

"Böylece bir daha asla kaybolmazsın," dedi.

Bir daha asla kaybolmayacak mıydı?

Oysa bu kez gideceği yeri Sinan ömrü boyunca arasa bile bulamayacaktı.

Sinan...

Sen beni çoktan kaybettin.

Biri yakışıklı, diğeri güzeller güzeliydi. Üstelik dışarıdan bakıldığında birbirlerine öylesine âşık görünüyorlardı ki lunaparktaki insanların dönüp onlara bakmaması mümkün değildi.

Çok geçmeden birileri onları tanıdı.

"Şuna bak! Onlar Sinan Karahan ile eşi değil mi? İnanamıyorum, onları gerçekten burada gördük! Ne kadar da tatlılar!"

Genç çiftin arasındaki kız heyecandan olduğu yerde birkaç kez zıpladı. Erkek arkadaşının elinden tutup onu da peşinden sürükleyerek Aslı'nın yanına geldi.

"Şey... Sizinle bir fotoğraf çektirebilir miyiz? Sizi çift olarak o kadar çok seviyoruz ki! En büyük hayranlarınızdanız!"

Aslı, kızın heyecandan parlayan gözlerine baktı. Onu hayal kırıklığına uğratmak istemediği için kabul etti.

Sinan fotoğraf çektirmeyi pek sevmezdi. Yine de Aslı istediği için itiraz etmeden onun yanında durdu.

Deklanşöre basılmasıyla birlikte fotoğraf çekildi.

Genç çift heyecanla,

"Birbirinizi gerçekten çok seviyorsunuz. Size imrenmemek mümkün değil! Umarız hep böyle mutlu kalırsınız," dedi.

Sinan yüzünde bir gülümsemeyle başını salladı.

Fakat yanında duran Aslı'nın başından beri tek kelime etmediğini fark etmedi.

Çünkü gerçeği yalnızca Aslı biliyordu.

Onların artık bir geleceği olmayacaktı.

Öğle yemeği için oturup dinlendikleri sırada Sinan tekrar tekrar telefonuna baktı.

Aslı'nın bakışlarını fark edince mahcup bir ifadeyle hemen onun gönlünü almaya çalıştı.

"Özür dilerim güzelim. Hemen ilgilenmem gereken birkaç iş çıktı. Sen yemeğini ye, olur mu? Birazdan telefonu bırakıp bütün vaktimi sana ayıracağım."

Ne var ki bir sonraki saniye, telefonunun ekranında canlı yayın uygulamasına ait gösterişli bir "Şato" hediyesinin animasyonu belirdi.

Sinan yalan söylüyordu.

Herhangi bir işle ilgilendiği yoktu.

Canlı yayın izliyordu.

Aslı'nın dudakları alaycı bir gülümsemeyle kıvrıldı. Hiçbir şey söylemeden kendi telefonunu çıkardı ve Lara'nın canlı yayınını açtı.

Lara, kısa süre öncesine kadar kimsenin tanımadığı küçük bir sosyal medya fenomeniydi.

Fakat Sinan yakın zamanda onunla Karahan Holding adına sözleşme imzalamış, ardından da ASLIM mücevherinin reklam yüzü yapmıştı.

Herkes, Lara'nın böylesine büyük fırsatları nasıl elde ettiğini ve arkasında güçlü birinin olup olmadığını merak ediyordu.

Kimse ona destek olan kişinin Sinan Karahan olduğunu bilmiyordu.

O sırada Lara, lunaparkın ana girişinde durmuş canlı yayın yapıyordu. Telefonunu karşısında tutmuş, gururla izleyicilerine hava atıyordu.

"Bakın arkadaşlar, bu lunapark erkek arkadaşımın bana hediyesi! Gişede benim adımı söylerseniz indirim kazanırsınız. Hepinizi bekliyorum!"

Bu sözleri duyduğu anda Aslı'nın telefonunu tutan eli buz kesti.

Sinan'ın bugün onu getirdiği bu lunapark...

Lara'ya verdiği bir hediye miydi?

Canlı yayının yorum bölümü şüphe dolu mesajlarla kaplandı.

"Biraz daha at da inanalım! Senin gibi küçük bir fenomen böyle zengin bir adama nereden ulaşacak?"

"Tamamen ilgi çekmeye çalışıyor. Ortada kanıt falan yok. Ben de herhangi bir lunaparkın önünde durup 'Burası benim,' diyebilirim."

"Ünlü olmak için kafayı yemişsin. Bu lunaparkın milyarlarca lira ettiğinin farkında mısın?"

Yorumları gören Lara, haksızlığa uğramış gibi alt dudağını ısırdı.

"Yalan söylemiyorum! Bakın, bu belgede kimin adı yazıyor?"

Bunu söylerken çantasından mülkiyet belgesini çıkardı ve kameraya doğru tuttu.

Beyaz kâğıdın üzerinde siyah harflerle açıkça Lara'nın adı yazıyordu.

Canlı yayın bir anda karıştı.

Yorumlar ekrandan sel gibi akmaya başladı. Birkaç saniye öncesine kadar onunla alay eden izleyiciler şimdi hayranlıklarını dile getiriyordu.

"Cahilliğimi kabul ediyorum. Bugün gerçek bir zengin gördük!"

"Sevgilisine doğrudan lunapark hediye etmiş! Bu jest, eşini el üstünde tutmasıyla ünlü Sinan Karahan'ın yaptıklarıyla yarışır!"

"Erkeğin parası neredeyse kalbi de oradadır derler. Ben neden hayatımda böyle mükemmel bir adamla karşılaşmadım?"

"Çünkü dünyada böyle sadece iki adam var! Biri Sinan Karahan, diğeri de Lara'nın gizemli sevgilisi. Hadi oylayalım: Sinan Bey eşini mi daha çok seviyor, yoksa Lara'nın sevgilisi Lara'yı mı? Sinan Bey için 1, Lara'nın sevgilisi için 2 yazın!"

Ekran kısa sürede "1" yorumlarıyla doldu.

Ne de olsa Sinan Karahan'ın eşine olan düşkünlüğü dillere destandı. Onun için yalnızca servetini ortaya koymamış, neredeyse canını bile vermişti.

Tam o anda, "Lara'ya Vurgun" adlı bir hesap canlı yayına katıldı.

Hesap, tek seferde "Yat" adlı sanal hediyeden tam on bin tane gönderdi.

Ekranın tamamı göz kamaştırıcı hediye animasyonlarıyla kaplandı.

Canlı yayını izleyen herkes şaşkına dönmüştü.

Bu hediye yağmurunun ardından Lara'nın yüz bin civarında olan izleyici sayısı, bir anda on milyonu geçti.

Hemen ardından ekranın üst kısmında parlak harflerle bir mesaj kaydı:

"Elbette Lara'yı en çok ben seviyorum."

Canlı yayın adeta patladı.

Yorumlar o kadar hızlı akıyordu ki hiçbirini okumak mümkün değildi.

"Gizemli sevgili sonunda ortaya çıktı!"

"Bu nasıl bir zenginlik! Adam resmen para yağdırıyor!"

"Çok zengin! İnanılmaz zengin!"

Lara gururla gülümsedi. Gözlerinde, el üstünde tutulup şımartılmış olmanın verdiği o küstah ve kendinden emin ifade vardı.

"Gördünüz mü?" dedi nazlı bir sesle. "Ben size erkek arkadaşımın beni çok sevdiğini söylemiştim."

Aslı'nın telefonunu tutan eli hafifçe titremeye başladı.

Başını kaldırıp karşısındaki Sinan'a baktığında, onun dudaklarının belli belirsiz yukarı kıvrıldığını gördü.

Gözlerinde saklayamadığı bir şefkat ve düşkünlük vardı.

Demek "Lara'ya Vurgun" oydu.

Aslı'nın kalbi, görünmez bir el tarafından bütün güçle sıkılmış gibiydi.

O el çoktan gevşemişti belki...

Ama bıraktığı acı hâlâ dinmemişti.

Lanjutkan membaca buku ini secara gratis
Pindai kode untuk mengunduh Aplikasi

Bab terbaru

  • Geç Kalan Kış Bahara Varmaz   27. Bölüm

    "Aslı!"Sinan, hâlâ Aslı'nın adını haykırarak kâbusundan sıçrayıp uyandı.Yaşlı Karahan asık bir yüzle yatağın başında bekliyordu."Sinan, bugünden itibaren kendini tamamen işine verecek ve sağlığına kavuşacaksın.""Bir daha Aslı'yı aramana izin vermiyorum!""Öhö, öhö..."Sinan anlam veremediği bu sözler karşısında birkaç kez şiddetle öksürdü.Ardından kısılmış sesiyle sordu:"Neden?""O benim karım.""Boşanma anlaşmasını imzalamadım. Bu yüzden henüz boşanmış sayılmayız.""Yeterince kararlı olur ve ona karşı gerçekten samimi davranırsam er ya da geç beni affedecektir!""Aslı aslında çok yumuşak kalplidir. Onun gönlünü kazanmak için biraz daha uğraşırsam beni mutlaka affeder...""Yeter!"Yaşlı Karahan sertçe sözünü kesti.Ardından Aslı'yla yaptığı telefon görüşmesinin ses kaydını çıkararak Sinan'a dinletti.Aslı'nın berrak sesi bütün odada yankılandı.Söylediği her söz, Sinan'ın kendisine duyduğu güveni ve içinde beslediği bütün umutları paramparça ediyordu.Kayıt sona erdiğinde bile od

  • Geç Kalan Kış Bahara Varmaz   26. Bölüm

    "Üzgünüm. Seninle evlenmek istemiyorum.""Ayrılalım. Artık seni sevmiyorum."Rüyasındaki Aslı, Sinan'ın kendisine uzattığı elden kaçındı ve gittikçe uzaklaşmaya başladı."Aslı! Hayır!""Bunu yapamazsın!""Sana çok iyi davranacağım. Şehrin doğu tarafındaki o çok sevdiğin lokumlardan sana her gün alabilirim.""Mücevherler, takılar, evler, şirket hisseleri... Elimde sana verebileceğim ne varsa hepsini veririm.""Yeter ki yanımda kal, olur mu?"Sinan çaresizce yalvarıyordu.Fakat Aslı'nın uzaklaşan silueti bir kez olsun arkasına dönmedi.Sinan'a son bir kez bakmadı bile.Sinan bütün gücüyle onun peşinden koştu.Ancak elini uzattığında hiçbir şey yakalayamadı.Elinde tuttuğu iki nişan yüzüğü bile bir anda ortadan kaybolmuştu.Aslı artık onu istemiyordu.Onun sevgisini de istemiyordu.Sinan'ın verebileceği hiçbir şeyi istemiyordu."Aslı...""Aslı..."Sinan'ın gözleri sımsıkı kapalıydı.Solgun yüzü ince soğuk ter damlalarıyla kaplanmıştı.Dudaklarını öylesine sert ısırmıştı ki üzerinde parlak

  • Geç Kalan Kış Bahara Varmaz   25. Bölüm

    Sinan geçmişte, Aslı'nın intikamını almak uğruna hiçbir yöntemden kaçınmadan ona hakaret eden birkaç "sözde dostunun" ailesini baskı altına almıştı.Şimdi sonunda Sinan'ın aleyhine kullanabilecekleri bir açık yakalamışlardı.Böyle bir fırsat ellerine geçmişken nasıl karşılık vermeden durabilirlerdi?Lara, başkalarının elinde bir maşaya dönüşmüş olmasını umursamıyordu.İntikamını alabildiği sürece artık hiçbir şeyi önemsemiyordu.Kendisi böylesine perişan bir hayat sürerken Sinan'ın mutlu olmaya ne hakkı vardı?Sinan'ı yalnızca yetkililere ihbar etmekle yetinmedi.Yeni bir sosyal medya hesabı açtı ve canlı yayınlar yapmaya başladı.Yayınlarda yaşadığı sıkıntıları anlatarak insanların kendisine acımasını sağlamaya çalışıyor, geçmişte Sinan'la arasında yaşananları da tek tek internet kullanıcılarına anlatıyordu.Bunun üzerine, kamuoyundaki itibarı büyük güçlükle biraz toparlanmış olan Karahan Holding'in imajı yeniden yerle bir oldu.Sinan'ın kamuoyu nezdindeki itibarı da giderek daha fazl

  • Geç Kalan Kış Bahara Varmaz   24. Bölüm

    Kısa bir sessizliğin ardından Sinan beceriksizce özür dilemeye başladı:"Aslı, hata ettim. Her şey benim suçum.""Başka bir kadınla hiçbir şekilde birlikte olmamalıydım. Lara'yı çocuğu aldırmaya zorladım, ardından onu da hayatımdan kovdum.""Yalvarırım, beni affet, olur mu?""Ne istersen yaparım. Yeter ki benden vazgeçme!"Sinan çaresizce yalvarıyordu.Ancak Aslı başından sonuna kadar sakinliğini korudu.Nazikçe gülümsedikten sonra yavaşça konuştu:"Peki. Seni affettim."Bu beklenmedik cevap Sinan'ın neredeyse başını döndürdü."Gerçekten mi?"Aslı'nın sözlerinin altında yatan anlamı düşünmeye bile fırsat bulamadan heyecanla sordu.Aslı soğuk bir kahkaha attı."Hah... Duymak istediğin cevap bu değil miydi?""Geçmişte yaşanan hiçbir şeyin hesabını sormuyorum. Seni affettim.""Şimdi memnun oldun mu?""Olduysan burada bitirelim."Sonuçta söylemesi gereken yalnızca "Seni affettim," cümlesiydi.Sinan bu sözleri kaç kez duymak istiyorsa Aslı da o kadar söyleyebilirdi.Fakat Sinan geçmişe döne

  • Geç Kalan Kış Bahara Varmaz   23. Bölüm

    Sinan yoğun bir suçluluk duygusuyla kıvranıyordu.Her şeye yeniden başlama fırsatı olsaydı ilkelerine, verdiği sözlere ve Aslı'ya olan sadakatine sonuna kadar bağlı kalırdı.Ne yazık ki insanın hayatı baştan yaşama şansı yoktu.Sinan yabancı bir sokakta, ne yapacağını bilemeyen bir çocuk gibi çaresizce duruyordu.Aslı'yı aramaya devam edecek miydi?Bunun cevabı kesindi.Elbette aramaya devam edecekti.Fakat aramaya nereden başlamalıydı?Sinan otele geri dönerek görevliye Aslı'nın fotoğrafını gösterdi."Merhaba. Fotoğraftaki kadın benim eşim.""Bana kızdığı için buradan ayrıldı ve birbirimizi kaybettik. Şimdi onu bulmaya çalışıyorum.""Acaba iletişim bilgilerini benimle paylaşabilir misiniz?"Sinan bütün samimiyetiyle sordu.Otel görevlisi uzun süre tereddüt etti.Ancak Sinan yüklü miktarda para çıkarınca adamın yüzü bir anda aydınlandı.Hiç vakit kaybetmeden Aslı'nın iletişim bilgilerini Sinan'a verdi.Sinan hemen numarayı aradı.Fakat telefon uzun süre çalmasına rağmen aramaya cevap v

  • Geç Kalan Kış Bahara Varmaz   22. Bölüm

    Yatağın üzerindeki telefon durmadan çalıyordu.İnternet kullanıcılarının gönderdiği fotoğraflar ve konum bilgileri yüzünden bildirim sesleri bir an olsun kesilmiyordu.Bu kadar büyük bir bilgi yığınının içinde Sinan, hangilerinin işe yarar, hangilerinin işe yaramaz olduğunu neredeyse ayırt edemiyordu.Ödül parasını almak için ortaya çıkan her türden insan vardı.Aralarında doğru bilgi verenler de vardı, yalnızca şansını denemek isteyenler de.Sinan, gönderilen bilgileri inceleyip elemesi için birkaç kişiyi görevlendirmişti.Ancak buna rağmen yapılması gereken işin miktarı hâlâ inanılmaz derecede fazlaydı.Sinan o anda bu yöntemi seçtiği için biraz pişmanlık duydu.Fakat başka ne yapabilirdi?İnternet kullanıcılarının geniş gücünden yararlanmak veya Aslı'nın kendi isteğiyle bir iz bırakmasını beklemek dışında, onun nerede olduğunu bulabileceği neredeyse hiçbir yol yoktu.Sinan yatağın üzerinde oturuyordu.Neredeyse bütün umudunu kaybetmek üzereydi.Tam o sırada birkaç yardımcısı ona bir

Bab Lainnya
Jelajahi dan baca novel bagus secara gratis
Akses gratis ke berbagai novel bagus di aplikasi GoodNovel. Unduh buku yang kamu suka dan baca di mana saja & kapan saja.
Baca buku gratis di Aplikasi
Pindai kode untuk membaca di Aplikasi
DMCA.com Protection Status