Share

5. Bölüm

Penulis: Ayaz Irmak
Aslı ise başından beri sessizdi.

Bir süre daha Sinan'ın yanında oturduktan sonra, onunla birlikte bu oyunu sürdürmeye dayanamadı.

"Geç oldu. Ben artık eve döneceğim."

Sinan da hemen ayağa kalktı.

Fakat arkadaşları onun gitmesine izin vermeyip önünü kesti.

"Aslı'nın sağlığı zaten pek iyi değil, erken dönüp dinlensin. Ama biz aylardır bir araya gelemiyoruz. Sen öyle erkenden kaçamazsın!"

"Doğru söylüyor! Bırak Aslı eve gidip güzellik uykusuna yatsın. Sen de bu gece bizimle kalıp doğru düzgün eğlen."

Aslı, Sinan'ın sıkıca tuttuğu elini yavaşça onun avucundan çekti.

"Şoför beni eve bırakır. Sen burada kal."

Sözünü bitirir bitirmez arkasını dönüp çıktı.

Öylesine hızlı uzaklaşmıştı ki Sinan onu durdurmaya fırsat bile bulamadı.

Araç yola çıktıktan kısa bir süre sonra Aslı, Sinan'ın biraz önce omuzlarına örttüğü ceketin cebinde bir telefon olduğunu fark etti.

Telefon ona ait değildi.

Siyah kılıfı görür görmez Sinan'ın telefonu olduğunu anladı.

Kaşlarını hafifçe çattı.

"Arabayı geri çevirir misiniz?"

Araç eğlence mekânının önünde durduğu anda Aslı, Lara'nın bir taksiden indiğini gördü.

Lara telefonunun ön kamerasından durmadan makyajını kontrol ediyordu. Önüne bile bakmadan doğruca içeri girip özel salonların bulunduğu bölüme yöneldi.

Aslı'nın Sinan'a ait telefonu tutan parmakları istemsizce sıkıldı.

Hiç ses çıkarmadan Lara'nın peşinden gitti.

Tahmin ettiği gibi Lara, Sinan'ın bulunduğu özel salonun kapısında durdu.

Kapıyı açar açmaz koşup Sinan'ın kollarına atıldı.

Sinan da onu doğal bir hareketle belinden kavradı. Gözlerinde saklamadığı bir şefkatle Lara'nın saçlarını yüzünden çekti.

"Nasıl bu kadar çabuk geldin?"

Lara başını onun omzuna yasladı. Nazlı bir gülümsemeyle cevap verdi:

"Seni özledim de ondan! Telefonunu alır almaz hemen yola çıktım."

Sinan'ın dudaklarından hafif bir kahkaha döküldü.

"O zaman ödülünü vereyim."

Başını eğerek Lara'nın dudaklarına ateşli bir öpücük kondurdu.

Bir sonraki anda dudakları yeniden buluştu. Birbirlerine duydukları arzuyu saklamadan, tutkulu bir şekilde öpüşmeye başladılar.

"Tamam, tamam! Gözümüzün önünde de bu kadar ileri gitmeyin!"

Arkadaşları gördükleri karşısında en ufak bir şaşkınlık göstermedi.

Tam tersine, kahkahalar atarak ikisine takılıyorlardı.

Kapının dışında duran Aslı, aralıktan içeride olup bitenleri sessizce izledi.

Bedenindeki bütün sıcaklık çekilmişti.

Demek Sinan ile Lara arasındaki ilişkiyi herkes biliyordu.

Hepsi biliyordu.

Sonra da onun karşısına geçip hiçbir şeyden haberleri yokmuş gibi rol yapmışlardı.

"Sinan, artık Lara da geldiğine göre biraz daha cesur oyunlara geçebiliriz, değil mi?"

Arkadaşları imalı bakışlarla gülümsedi. Ardından ellerini çırparak yan taraftaki bölümde bekleyen kadınları yeniden çağırdılar.

Biraz önce gönderilen kadınlar kısa süre içinde özel salona geri döndü.

Çok geçmeden neredeyse her erkeğin kucağında bir kadın oturuyordu.

Oynayacakları oyun son derece basitti.

Şişe çevirmece.

Şişenin ağzı kimi gösterirse o kişi doğruluk mu, cesaret mi sorusuna cevap verecek ya da verilen görevi yerine getirecekti.

Şişe art arda birkaç kez çevrildi.

Sonunda Sinan'ı gösterdi.

Salondakiler bir anda bağırıp tezahürat yapmaya başladı. Ortamdaki heyecan giderek yükseldi.

"Sinan, en son ne zamandı?"

Soruyu soran adam imalı bir gülümsemeyle kaşlarını kaldırdı.

Ne demek istediğini herkes anlamıştı.

Sinan da kaşlarından birini kaldırdı. Yüzünde en ufak bir utanma ya da rahatsızlık belirtisi olmadan cevap verdi:

"Bugün."

Kısa bir an durdu.

"Arabada."

Bu cevap özel salonda adeta bomba etkisi yarattı.

"Oha! Sen neymişsin öyle! Anlatsana, nasıldı?"

Lara utançtan çoktan kıpkırmızı kesilmişti. Yüzünü Sinan'ın göğsüne gömerek ona daha sıkı sokuldu.

Sinan'ın dudakları memnun bir gülümsemeyle kıvrıldı.

Her kelimenin üzerine basa basa konuştu:

"Beni fazlasıyla memnun etti."

"Tek kelimeyle... aklımı başımdan aldı."

Özel salon kahkahalarla inledi.

"Hahahaha! Ben sana daha önce söylemedim mi? Evdekinin yüzüne bakmaktan dışarıdakinin tadını unutmuşsun!"

"Aynen öyle! Bizim konumumuzdaki hangi erkeğin dışarıda birkaç kadını yok ki?"

"Yeterince iyi saklarsan ömür boyu keyfini çıkarırsın. Aslı'nın ruhu bile duymaz."

Bunları söylerken birkaç adam, kucaklarında oturan kadınları öpmeye başladı. Elleri de kadınların bedenlerinde pervasızca dolaşıyordu.

Aslı'nın adını duyduğu anda Sinan'ın yüzündeki gülümseme dondu.

Bakışları sertleşti. Az önceki rahat tavrından eser kalmamıştı.

"Sakın bu saçmalıkları Aslı'nın önüne taşımayın."

Sesi soğuk ve ciddiydi.

"Yoksa... başınıza ne geleceğini biliyorsunuz."

Arkadaşları hemen onu yatıştırmaya çalıştı.

"Tamam, tamam! Merak etme."

"Aslı'nın hiçbir şeyden haberi olmayacak."

"Bizden tek kelime çıkmaz!"

Söylenen her kelime, eksiksiz bir şekilde kapının dışında duran Aslı'nın kulaklarına ulaştı.

İçerideki kahkahaların ardı arkası kesilmiyordu.

Aslı'nın ise bütün bedeni buz kesmişti.

Ayaklarının ne zaman uyuştuğunu bile fark etmedi.

Ruhu bedeninden çekilip alınmış gibiydi. Boş bakışlarla arkasını döndü ve ağır adımlarla dışarı doğru yürüdü.

Şoför, onun hâlinde bir tuhaflık olduğunu hemen fark etti. Telaşla yanına geldi.

Aslı'nın kötü durumda olduğunu görünce içeri girip Sinan'a haber vermek istedi.

Fakat Aslı onu anında durdurdu.

"Beni eve götürmenize gerek yok. Biraz yalnız yürümek istiyorum."

Ardından gözlerini şoföre dikerek kesin bir dille ekledi:

"Bir de Sinan'a buraya geri döndüğümü söylemeyeceksiniz."

Şoförü gönderdikten sonra bomboş sokakta tek başına yürümeye başladı.

Çok geçmeden gökyüzü yarılmışçasına yağmur yağdı.

Fakat Aslı hiçbir şey hissetmiyor gibiydi.

Üzerindeki ince elbise kısa sürede sırılsıklam oldu. Buz gibi yağmur suyu saçlarından yüzüne, oradan da bütün bedenine süzüldü.

Yine de durmadı.

Soğuk yağmur, zihnini her geçen saniye biraz daha berraklaştırıyordu.

Ne kadar süre yürüdüğünü bilmiyordu.

Çok uzun süre yürüdü.

Öylesine uzun...

Sanki on yedi yaşındayken, karın lapa lapa yağdığı o gece ayak bileğini burktuğunda Sinan'ın onu sırtında taşıyarak eve götürdüğü yoldan bile daha uzundu.

O zamanlar Sinan, onu sırtında taşımaktan bir an olsun şikâyet etmemişti.

Şimdiyse aynı adam, onu hiç tereddüt etmeden ihanetin ortasında yapayalnız bırakmıştı.

Demek bir insanın en gerçek sandığı duygular bile...

Bir anda değişebiliyordu.

Lanjutkan membaca buku ini secara gratis
Pindai kode untuk mengunduh Aplikasi

Bab terbaru

  • Geç Kalan Kış Bahara Varmaz   27. Bölüm

    "Aslı!"Sinan, hâlâ Aslı'nın adını haykırarak kâbusundan sıçrayıp uyandı.Yaşlı Karahan asık bir yüzle yatağın başında bekliyordu."Sinan, bugünden itibaren kendini tamamen işine verecek ve sağlığına kavuşacaksın.""Bir daha Aslı'yı aramana izin vermiyorum!""Öhö, öhö..."Sinan anlam veremediği bu sözler karşısında birkaç kez şiddetle öksürdü.Ardından kısılmış sesiyle sordu:"Neden?""O benim karım.""Boşanma anlaşmasını imzalamadım. Bu yüzden henüz boşanmış sayılmayız.""Yeterince kararlı olur ve ona karşı gerçekten samimi davranırsam er ya da geç beni affedecektir!""Aslı aslında çok yumuşak kalplidir. Onun gönlünü kazanmak için biraz daha uğraşırsam beni mutlaka affeder...""Yeter!"Yaşlı Karahan sertçe sözünü kesti.Ardından Aslı'yla yaptığı telefon görüşmesinin ses kaydını çıkararak Sinan'a dinletti.Aslı'nın berrak sesi bütün odada yankılandı.Söylediği her söz, Sinan'ın kendisine duyduğu güveni ve içinde beslediği bütün umutları paramparça ediyordu.Kayıt sona erdiğinde bile od

  • Geç Kalan Kış Bahara Varmaz   26. Bölüm

    "Üzgünüm. Seninle evlenmek istemiyorum.""Ayrılalım. Artık seni sevmiyorum."Rüyasındaki Aslı, Sinan'ın kendisine uzattığı elden kaçındı ve gittikçe uzaklaşmaya başladı."Aslı! Hayır!""Bunu yapamazsın!""Sana çok iyi davranacağım. Şehrin doğu tarafındaki o çok sevdiğin lokumlardan sana her gün alabilirim.""Mücevherler, takılar, evler, şirket hisseleri... Elimde sana verebileceğim ne varsa hepsini veririm.""Yeter ki yanımda kal, olur mu?"Sinan çaresizce yalvarıyordu.Fakat Aslı'nın uzaklaşan silueti bir kez olsun arkasına dönmedi.Sinan'a son bir kez bakmadı bile.Sinan bütün gücüyle onun peşinden koştu.Ancak elini uzattığında hiçbir şey yakalayamadı.Elinde tuttuğu iki nişan yüzüğü bile bir anda ortadan kaybolmuştu.Aslı artık onu istemiyordu.Onun sevgisini de istemiyordu.Sinan'ın verebileceği hiçbir şeyi istemiyordu."Aslı...""Aslı..."Sinan'ın gözleri sımsıkı kapalıydı.Solgun yüzü ince soğuk ter damlalarıyla kaplanmıştı.Dudaklarını öylesine sert ısırmıştı ki üzerinde parlak

  • Geç Kalan Kış Bahara Varmaz   25. Bölüm

    Sinan geçmişte, Aslı'nın intikamını almak uğruna hiçbir yöntemden kaçınmadan ona hakaret eden birkaç "sözde dostunun" ailesini baskı altına almıştı.Şimdi sonunda Sinan'ın aleyhine kullanabilecekleri bir açık yakalamışlardı.Böyle bir fırsat ellerine geçmişken nasıl karşılık vermeden durabilirlerdi?Lara, başkalarının elinde bir maşaya dönüşmüş olmasını umursamıyordu.İntikamını alabildiği sürece artık hiçbir şeyi önemsemiyordu.Kendisi böylesine perişan bir hayat sürerken Sinan'ın mutlu olmaya ne hakkı vardı?Sinan'ı yalnızca yetkililere ihbar etmekle yetinmedi.Yeni bir sosyal medya hesabı açtı ve canlı yayınlar yapmaya başladı.Yayınlarda yaşadığı sıkıntıları anlatarak insanların kendisine acımasını sağlamaya çalışıyor, geçmişte Sinan'la arasında yaşananları da tek tek internet kullanıcılarına anlatıyordu.Bunun üzerine, kamuoyundaki itibarı büyük güçlükle biraz toparlanmış olan Karahan Holding'in imajı yeniden yerle bir oldu.Sinan'ın kamuoyu nezdindeki itibarı da giderek daha fazl

  • Geç Kalan Kış Bahara Varmaz   24. Bölüm

    Kısa bir sessizliğin ardından Sinan beceriksizce özür dilemeye başladı:"Aslı, hata ettim. Her şey benim suçum.""Başka bir kadınla hiçbir şekilde birlikte olmamalıydım. Lara'yı çocuğu aldırmaya zorladım, ardından onu da hayatımdan kovdum.""Yalvarırım, beni affet, olur mu?""Ne istersen yaparım. Yeter ki benden vazgeçme!"Sinan çaresizce yalvarıyordu.Ancak Aslı başından sonuna kadar sakinliğini korudu.Nazikçe gülümsedikten sonra yavaşça konuştu:"Peki. Seni affettim."Bu beklenmedik cevap Sinan'ın neredeyse başını döndürdü."Gerçekten mi?"Aslı'nın sözlerinin altında yatan anlamı düşünmeye bile fırsat bulamadan heyecanla sordu.Aslı soğuk bir kahkaha attı."Hah... Duymak istediğin cevap bu değil miydi?""Geçmişte yaşanan hiçbir şeyin hesabını sormuyorum. Seni affettim.""Şimdi memnun oldun mu?""Olduysan burada bitirelim."Sonuçta söylemesi gereken yalnızca "Seni affettim," cümlesiydi.Sinan bu sözleri kaç kez duymak istiyorsa Aslı da o kadar söyleyebilirdi.Fakat Sinan geçmişe döne

  • Geç Kalan Kış Bahara Varmaz   23. Bölüm

    Sinan yoğun bir suçluluk duygusuyla kıvranıyordu.Her şeye yeniden başlama fırsatı olsaydı ilkelerine, verdiği sözlere ve Aslı'ya olan sadakatine sonuna kadar bağlı kalırdı.Ne yazık ki insanın hayatı baştan yaşama şansı yoktu.Sinan yabancı bir sokakta, ne yapacağını bilemeyen bir çocuk gibi çaresizce duruyordu.Aslı'yı aramaya devam edecek miydi?Bunun cevabı kesindi.Elbette aramaya devam edecekti.Fakat aramaya nereden başlamalıydı?Sinan otele geri dönerek görevliye Aslı'nın fotoğrafını gösterdi."Merhaba. Fotoğraftaki kadın benim eşim.""Bana kızdığı için buradan ayrıldı ve birbirimizi kaybettik. Şimdi onu bulmaya çalışıyorum.""Acaba iletişim bilgilerini benimle paylaşabilir misiniz?"Sinan bütün samimiyetiyle sordu.Otel görevlisi uzun süre tereddüt etti.Ancak Sinan yüklü miktarda para çıkarınca adamın yüzü bir anda aydınlandı.Hiç vakit kaybetmeden Aslı'nın iletişim bilgilerini Sinan'a verdi.Sinan hemen numarayı aradı.Fakat telefon uzun süre çalmasına rağmen aramaya cevap v

  • Geç Kalan Kış Bahara Varmaz   22. Bölüm

    Yatağın üzerindeki telefon durmadan çalıyordu.İnternet kullanıcılarının gönderdiği fotoğraflar ve konum bilgileri yüzünden bildirim sesleri bir an olsun kesilmiyordu.Bu kadar büyük bir bilgi yığınının içinde Sinan, hangilerinin işe yarar, hangilerinin işe yaramaz olduğunu neredeyse ayırt edemiyordu.Ödül parasını almak için ortaya çıkan her türden insan vardı.Aralarında doğru bilgi verenler de vardı, yalnızca şansını denemek isteyenler de.Sinan, gönderilen bilgileri inceleyip elemesi için birkaç kişiyi görevlendirmişti.Ancak buna rağmen yapılması gereken işin miktarı hâlâ inanılmaz derecede fazlaydı.Sinan o anda bu yöntemi seçtiği için biraz pişmanlık duydu.Fakat başka ne yapabilirdi?İnternet kullanıcılarının geniş gücünden yararlanmak veya Aslı'nın kendi isteğiyle bir iz bırakmasını beklemek dışında, onun nerede olduğunu bulabileceği neredeyse hiçbir yol yoktu.Sinan yatağın üzerinde oturuyordu.Neredeyse bütün umudunu kaybetmek üzereydi.Tam o sırada birkaç yardımcısı ona bir

Bab Lainnya
Jelajahi dan baca novel bagus secara gratis
Akses gratis ke berbagai novel bagus di aplikasi GoodNovel. Unduh buku yang kamu suka dan baca di mana saja & kapan saja.
Baca buku gratis di Aplikasi
Pindai kode untuk membaca di Aplikasi
DMCA.com Protection Status