Mafya Prensesi ve Motorcu Çetesi

Mafya Prensesi ve Motorcu Çetesi

By:  Becca LouOngoing
Language: Turkish
goodnovel18goodnovel
Not enough ratings
30Chapters
30views
Read
Add to library

Share:  

Report
Overview
Catalog
SCAN CODE TO READ ON APP

Angel Moretti. O, hayatımın aşkıydı. Bunu çocukluğumuzdan beri hep biliyordum. Her şeyi birlikte yapardık. Ryder 'Gaddar' Jackson… Benim dünyamdı. Her şeyimdi. Ta ki üç yıl önce kalbimi acımasızca göğsümden söküp alana kadar. Bir zamanlar aynı yatağı paylaştığımız çete evinde, başka bir kadını sahiplenerek beni herkesin önünde küçük düşürmüştü. Kalbimi paramparça etmişti. Lakabı gibi kendi de gaddardı. Ona söylemem gereken şeyi anlatmama bile fırsat vermemişti. Beni aldatmakla suçlamıştı. Beni, Angel Moretti'yi. Sanki ona gerçekten böyle bir şey yapabilirmişim gibi. Ben de kaçmıştım. Bana yaşattığı acıdan kaçmıştım. Ailemden kaçmıştım. Onların gözünde bir utanç kaynağı olmaktan kaçmıştım. Ama en çok da onu ve motosiklet çetesini yok olmaktan kurtarmak için kaçmıştım. Bu yüzden, karnımda büyüyen ve ikimizden bir parça taşıyan o küçük canla birlikte çekip gitmiştim. Ama güzel olan hiçbir şey sonsuza dek sürmüyordu. Üç yıl sonra barıma girdiğinde bunu anlamıştım. Peki şimdi ne yapacaktım? Kaçacak mıydım? Yoksa beni paramparça eden adamın karşısına mı dikilecektim? Daha kötü ne olabilirdi ki? Görünüşe bakılırsa… her şey olabilirdi. *** Ryder 'Gaddar' Jackson. O benim Angel'ımdı. Cennetten bana gönderilmiş melekti… Ve ben her şeyi mahvetmiştim. Sahiplenmemem gereken bir kadını sahiplenmiştim ve bunun bedelini ağır ödemiştim. Yalanlara, o saçma oyunlara inandığım için tam bir aptaldım. Angel'ın bana verebileceği en değerli hediyeyi kendi ellerimle kaçırmıştım. Ama bunu düzeltecektim. Angel Moretti, çocuğumu alıp benden kaçabileceğini sanıyordu. Çok yanılıyordu. Özellikle de ikisini de benim olarak sahiplendiğimde, benimle eve dönmekten başka çaresi kalmayacaktı. O bir mafya prensesi olabilirdi. Ama o benimdi.

View More

Chapter 1

Bölüm 1

Angel Maria Moretti'nin bakış açısından.

"Anne… hadi."

Market arabasını reyonların arasında sürerken gözlerimi güzel kızım Rebel'den alamıyordum. Henüz iki yaşındaydı. Arabayı biraz hızlandırdığım anda ellerini çırpıyor, neşeyle çığlıklar atıyordu.

Ona öyle çok benziyordu ki…

Hani adını bile anmak istemediğin biri vardır ya, işte tam olarak öyle biriydi. Bal rengi gözleriyle dudakları dışında benden neredeyse hiçbir şey almamıştı. Koyu sarı saçları da, burnu da ona çekmişti. Hele o öfkesi… Allahım, onu da olduğu gibi babasından almıştı.

"Tamam Rebel, önce işimizi bitirelim. Sonra parka gideriz. Ne dersin?"

Bacaklarını sallayıp yine ellerini çırptı. Bu hâline bayılıyordum. Eğilip başına bir öpücük kondurdum. Alışverişi tamamlayıp kasadan geçtikten sonra arabmıza doğru ilerledim.

Evden ayrılalı üç yıldan fazla olmuştu. Üç yıldır kaçıyordum. Rebel'ın babası olan o adam beni incitmiş, gururumu paramparça etmişti. Ona baba olacağını söyleme fırsatım bile olmamıştı. Zaten birlikte olduğu kadın bunu benden önce yapmıştı.

Ailemin bunu öğrenmesini de göze alamazdım. Böyle bir şey, benim ailemle onun motosiklet çetesi arasında savaş çıkarmaya yeterdi.

Babam, Moretti İmparatorluğunun Don'u. Annem ise kartelin ve DeNucci Ailesi'nin lideriydi. Ben onların tek kızıydım; yani birleşmiş iki imparatorluğun prensesiydim.

İkiz kardeşim Nathaniel Moretti, babam emekli olduğunda Don'luk görevini devralacak kişiydi. Bana gelince… DeNucci Ailesi'nin başına geçmem gerekiyordu. Küçük kardeşim Nico Moretti ise karteli yönetecekti.

Ama ben kaçınca bütün planlar mahvolmuştu.

Aileme olanları anlatamamıştım. Onları hayal kırıklığına uğratmak istememiştim. Yirmi bir yaşındaydım ve hamileydim. Sevdiğim adam tarafından reddedilmiş, bir kenara itilmiştim. Yardım isteyemeyecek kadar korkuyor; onlara yük olmaktan utanıyordum.

Bu yüzden gittiğim gün arkama bile bakmamıştım. Bunu tek başıma yapmak zorundaydım. Başlarda yeni bir hayata alışmak kolay olmamıştı. Artık yalnızca kendim için değil, karnımda taşıdığım o küçücük can için de yaşıyordum.

Biriktirdiğim parayla önce başımızı sokacak bir yer bulmuş, ihtiyacımız olan her şeyi almıştım. Geriye kalanını da döküntü hâlindeki bir bara yatırmıştım.

Adımı değiştirmiş ve bir daha arkama bakmamıştım. Barım çok iyi kazandırıyordu. Onu bugünkü hâline kendi emeğimle getirdiğimi bilmek de bana ayrı bir gurur veriyordu. Barımın adı Karanlık Ay'dı.

Yaşadığımız kasaba turistik bir yerdi. Bu yüzden buraya sürekli farklı insanlar gelip giderdi. Çoğu yazın göl için, kışın da kayak yapmak için gelirdi. Dost canlısı, güvenli bir yerdi burası ve ben burada gerçekten mutluydum. İlk geldiğimde ne yapacağımı bilmez hâldeydim ama insanlar beni aralarına kabul etmişti. Şimdi önüme tonla para yığsalar bile buradan ayrılmazdım.

Eve vardığımızda içim her zamanki gibi yumuşadı. Burası Moretti Malikanesi'ne hiç benzemiyordu belki ama benim yuva dediğim yer tam olarak burasıydı. Beyaz çitleri, bembeyaz duvarları ve mavi kapısıyla küçük, sıcak bir evdi. Dışarıdan bakınca pek gösterişli sayılmazdı ama içeri adım attığında ferah ve modern bir yaşam alanı karşılardı seni. Üst katta üç yatak odası vardı; hepsinin kendine ait banyosu vardı. Bir de ortak aile banyomuz vardı. Rebel'ın odası ise benimkinin hemen yanındaydı.

Güzel bir hayatımız vardı. Kızımın hiçbir eksiği yoktu.

Alışveriş poşetlerini içeri taşıdıktan sonra Rebel'ı kucağıma alıp eve soktum. Kapıyı kapatınca onu birkaç oyuncağıyla birlikte salona bıraktım, sonra aldıklarımı yerleştirmeye başladım.

Tam o sırada Karabaş koşarak içeri daldı. Rebel onu ne kadar seviyorsa, o da Rebel'a o kadar bağlıydı. Karabaş'ı hamileyken almıştım. O da kızımla birlikte büyümüştü.

Kocaman, güzel ve yumuşacık kalpli bir dosttu o. Bir Cane Corso'ydu. Gece kadar siyahtı; göğsünde küçücük beyaz bir leke vardı. Sürekli salya akıtmasına ve "hayır" dediğimde bana cevap verir gibi homurdanmasına rağmen, bizim koruyucumuzdu o.

Telefonum çalınca arka cebimden çıkardım. Arayan Coral'dı. Bu gece barda çalışması gerekiyordu. İçimden söyleniyordum. Kesin vardiyasını benim devralmamı isteyecekti. Büyük ihtimalle o pislik eski sevgilisi bu gece de çocuklarına bakmayacaktı.

Karabaş'la Rebel'ı izleyerek kanepeye oturdum.

"Selam Coral, bir şey mi oldu?"

"Selam Angie. Bak, bunu yaptığım için gerçekten çok üzgünüm ama Steve beni yine yüzüstü bıraktı. Çocuğa bakacak kimse bulamıyorum."

Gözlerimi devirdim. Son bir yılda Steve onu her ortada bıraktığında bir para kazanmış olsaydım, şimdiye çoktan köşeyi dönmüştüm.

"Tamam Coral, sorun değil. Ama seninle bu konuyu konuşmamız gerekiyor. Bu gece yerine ben geçerim fakat artık buna bir çözüm bulmalısın."

Kötü biri gibi görünmek hoşuma gitmiyordu ama onun da bildiği gibi benim de küçük bir çocuğum vardı. Üstelik bu benim seçimim olsa da, onun sahip olduğu desteğe ben sahip değildim.

"Kesinlikle halledeceğim. Çok özür dilerim Angie. Söz veriyorum, bunu telafi edeceğim."

Vedalaşıp telefonu kapattık. Rebel'a bakıp iç geçirdim. Küçük hanımı parka götürmek için hâlâ vaktimiz vardı. Sonra da Bayan Lawson'ı arayıp müsait olup olmadığını soracaktım. Müsait olacağını biliyordum çünkü Rebel'a bayılıyordu.

"Karabaş, tasmanı getir."

Daha sözümü bitirmeden istediğim şeyi almaya koştu. Ben de o sırada yerinde duramayan küçük kızımı kucağıma alıp parka gitmek için hazırlamaya başladım.

"Gidiyoy muyuz?" dedi.

Ona gülümsedim.

"Evet tatlım, gidiyoruz," dedim ve yanağına bir öpücük kondurdum.

Puseti alıp Rebel'ı içine oturttum, kemerini bağladım. Onu pusete yerleştirmek tam bir mücadeleydi. Nedense bütün bedenini kasıyordu, üstelik bunu inanılmaz komik buluyordu.

Karabaş'a tasmasını takarken Bayan Lawson'ı aradım. İçimden, umarım müsaittir, diye geçirdim.

"Merhaba Angie, en sevdiğim iki kız bugün nasılmış bakalım?"

Anahtarlarımı aldım; birkaç atıştırmalıkla içeceği bebek çantasına koyup çantayı pusete astım.

"Gayet iyiyiz. Bunu son anda istemekten nefret ediyorum ama Coral aradı ve…"

"Devamını söylemene gerek yok. Saat yedide orada olurum, sen de işe gidersin."

Allah bu kadından razı olsun, o benim kurtarıcımdı.

"Çok teşekkür ederim. Böyle son dakika haber vermekten gerçekten nefret ediyorum."

"Saçmalama tatlım. Yardım etmeyi sevdiğimi biliyorsun."

"Tekrar teşekkür ederim Bayan Lawson. Yakında görüşürüz."

"Kaç kere söyledim, bana Scar de. Sen aileden sayılırsın. Teşekküre gerek yok. Yedide görüşürüz. Hoşça kal Angie."

Telefonu kapatıp dışarı çıktım.

Parkta geçirdiğimiz birkaç saatin ardından Rebel'ın pili tamamen bitti. Karnını doyurdum, banyosunu yaptırdım ve onu uykuya hazır hâle getirdim. Bayan Lawson geldiğinde ise ben de işe gitmek üzere yola çıktım.

Bara vardığımda, içerinin bu gece tıklım tıklım olduğunu hemen fark ettim. En azından vardiya çabuk geçer diye düşündüm.

Arabadan inip içeri girdim. Müdavimlerden birkaçına gülümseyerek selam verdim ve barın arkasına geçtim. Gece sorunsuz ilerledi; kalabalık da yavaş yavaş dağılmaya başladı. Max'e ofise geçeceğimi, bana ihtiyaç duyarsa gelip haber vermesini söyledim.

Siparişleri halletmek ve hesapları kontrol etmek için ofise kapattım kendimi. Derken zamanın nasıl akıp gittiğini anlamadım.

"Şey… Angie. Bara dönmen gerekiyor."

Başımı kaldırıp gülümsedim. Ayağa kalktım, ofisten çıkarken kapıyı arkamdan kapatıp kilitledim.

Bara yaklaştıkça müziğin sesi daha da yükseliyordu. Ortalığı gürültülü kahkahalar doldurmuştu ama içimde tanıdık bir huzursuzluk yükseldi. Her adımda göğsüme bir ağırlık çöküyor, midem düğüm düğüm oluyordu.

Barın arkasına geçtiğim anda olduğum yerde donup kaldım.

Hayır. Mümkün değildi.

Çete yeleklerini görüyordum.

Siyah deri üzerine beyaz iplikle işlenmiş Karanlığın Prensleri Motosiklet Çetesi yazısı. Harley süren kanatlı kırmızı şeytan arması. Onun yönettiği motosiklet çetesi. Ailemle ittifak hâlinde olan o çete.

Burada, bu kadar uzakta ne işleri vardı?

"Angel."

Göz bebeklerim büyüdü. Karşımdaki buz mavisi gözlere baktığım anda boğazım düğümlendi.

O... kalbimi paramparça eden adamdı.

Başka bir kadını gözlerimin önünde yatağına alan adam.

Kaçtığım adam.

Kızımın babası.

Ryder 'Gaddar' Jackson.
Expand
Next Chapter
Download

Latest chapter

More Chapters
No Comments
30 Chapters
Explore and read good novels for free
Free access to a vast number of good novels on GoodNovel app. Download the books you like and read anywhere & anytime.
Read books for free on the app
SCAN CODE TO READ ON APP
DMCA.com Protection Status