แชร์

Vahşice Öldüm, Abim Nihayet Pişman
Vahşice Öldüm, Abim Nihayet Pişman
ผู้แต่ง: Banu Aslan

1. Bölüm

ผู้เขียน: Banu Aslan
Öldükten sonra ruhum tuhaf bir şekilde yok olmadı. Hâlâ bu dünyada dolaşıyordum.

Cesedime ait parçaların çöp konteynerlerinden ve nehirden birer birer çıkarılışını kendi gözlerimle izledim. Olay kısa sürede bütün şehirde infial yarattı.

Olayın yankıları büyüyünce üst makamlar detaylı bir soruşturma yürütmesi için Cinayet Büro Amirliği'nde görev yapan abimi bu soruşturmaya atadılar.

İçimde hafif bir suçluluk hissettim. "Yine abimin başına dert açtım..." diye düşündüm. İçime tarif edemediğim bir korku çöktü.

Abim, birleştirilen ceset parçalarına bakarken kaşlarını sıkıca çattı.

"Kimliğiyle ilgili bir bilgi var mı? Ölüm saati tespit edildi mi?" diye aceleyle sordu.

Destek ekibinden Cem Bey, yorgunlukla şakaklarını ovarak cevap verdi: "İlk incelemeye göre kurban 20-22 yaşlarında bir kadın. Ölümünün üzerinden en az kırk sekiz saat geçmiş."

"Ceset ağır şekilde tahrip edilmiş durumda. Şu an kimliği belirleyebilecek herhangi bir bulgu elde edemiyoruz. DNA sonuçlarını en erken iki gün sonra alabiliriz."

Cem konuşmasına devam etti: "Ayrıca kurban, ölmeden önce akıl almaz işkencelere maruz kalmış. Katil, direnmesini engellemek için kollarını ve bacaklarını canlı canlı kesmiş."

Bu sözler odadaki herkesi dehşete düşürdü. Böylesine vahşice bir yöntem akıl alır gibi değildi.

"Bunu yapan insan olamaz..." diye mırıldandı biri alçak sesle.

"Bu kız ölmeden önce kim bilir ne acılar çekti..." dedi bir başkası acıyla.

Abim öfkeyle masaya vurdu. Yemin ederek, "O katili mutlaka bulacağım. Ne pahasına olursa olsun adalete teslim edeceğim!" dedi.

Zafer Amca hafifçe onun omzuna dokundu, sesinde buruk bir ton vardı: "Kolay gelsin evlat. Görünüşe göre Selin'in doğum günü kutlamasına da katılamayacaksın."

Zafer Amca hem abimin meslekteki hocası hem de babamın çocukluk arkadaşıydı.

Annemle babam vefat ettikten sonra bize her zaman kol kanat germiş, abime iz sürmeyi ve katilleri nasıl yakalayacağını adım adım öğretmişti.

Adımı duyan abim refleks olarak kaşlarını çattı. "Şunun adını anma, tam bir baş belası."

"Onun doğum günüyle mi uğraşacağım bir de? Aylin'in mezuniyet törenine gitmek için hazırlık yapıyorum, başımı kaşıyacak vaktim yok."

Bıçak saplanır gibi gelen bu sözler, içimde derin bir sızı bıraktı.

Annem ve babam öldükten sonra abim benden ölesiye nefret etmişti; onların ölümünden beni sorumlu tutuyordu.

Artık beni kardeşi olarak görmüyor, evden kovmuştu.

Sonraları bir soruşturma sırasında bir kız kurtarmış, onun yetim olduğunu öğrenince eve getirip öz kardeşi gibi sahiplenmişti.

Bense yapayalnız kalmıştım.

Ben ölmeden önce abim hâlâ bana öfkeliydi.

Onun gözbebeği olan kız kardeşinin mezuniyetini aksattığımı ve onun haksız yere suçlanmasına sebep olduğumu düşündüğü için bana kızıyordu.

Şu an orada cansız yatan kişinin ben olduğumu bilseydi, hiç tereddüt etmeden çekip giderdi herhâlde.

Çünkü bu dünyada benim ölmemi en çok isteyen kişi oydu.

"Abi, artık gerçekten öldüm. Şimdi mutlusundur, değil mi?" diye düşündüm.

Zafer Amca'nın yumruğu sertçe abimin göğsüne indi, sert bir sesle çıkıştı: "Ulan eşek sıpası, nasıl böyle konuşursun? Selin ne kadar düşünceli bir çocuk. Senin ondan hoşlanmadığını bildiği için her gün gizlice büroya yemek getirdi. Nankörlük etme!"

Abim sadece soğukça burnundan soludu: "Bana bunları yapmasına gerek yok. Amirim, bırak şimdi onu da işimize bakalım."

"Bu arada, son günlerde herhangi bir kayıp ihbarı yapıldı mı?"

Yardımcı Emre başını iki yana sallayarak cevap verdi: "Hayır Şefim. Son iki gündür çevre bölgelerden hiçbir kayıp ihbarı almadık."

"Pes yani, kız günlerdir kayıp ve ailesinden kimsenin ruhu bile duymamış mı? Ne biçim anne baba bunlar, tam sorumsuzluk," diye söylendi abim suratını ekşiterek.

***

Yemek saati gelince ekip hep birlikte yemek yemeye çıktı.

Zafer Amca aniden bir şey hatırlamış gibi sordu: "Sahi, Selin birkaç gündür niye hiç yemek getirmedi?"

Abim küçümseyerek güldü. "Artık rol yapamıyor işte. Her zamanki numaraları."

Zafer Amca bu tavır karşısında biraz sinirlendi. "Olmaz öyle şey! Bunca yıldır yağmur çamur demeden sana her gün yemek getirdi. Kesin başına bir iş geldi. Hemen ara onu."

Abimin yüzü düşmüştü. "Zafer Amca, karışma şuna gözünü seveyim, dikkat çekmek için oyun oynuyor işte."

"Daha iki gün önce beni aradı, yine ne oyun peşindeyse... Aylin'in mezuniyet törenine gelmesini söyledim, cevap vermedi. Belli ki bana trip atıyor."

Zafer Amca tam yeniden konuşacakken abimin telefonu çaldı.

Arayanı görünce kaşları hemen gevşedi. Sesi de bir anda yumuşadı.

อ่านหนังสือเล่มนี้ต่อได้ฟรี
สแกนรหัสเพื่อดาวน์โหลดแอป

บทล่าสุด

  • Vahşice Öldüm, Abim Nihayet Pişman   7. Bölüm

    Gözlerini karşıya dikmişti. Yanındaki ekip arkadaşlarının birer birer yere düştüğünü çaresizce izliyordu.Sonunda, takviye ekiplerin desteğiyle Hakan vurularak etkisiz hâle getirildi ve olay yerinde hayatını kaybetti. Aylin ise sağ olarak yakalandı.Zafer Amca acilen hastaneye kaldırılarak yoğun bakıma alındı.Abim, hiç vakit kaybetmeden gece yarısı Aylin'i ağır sorguya aldı."Sen aslında kimsin? Selin'i neden öldürdün?"Abimin sıkıştırmaları karşısında Aylin alaycı bir şekilde sırıttı ve tek bir kelime bile etmedi.Ne yaptıysalar ağzını açtıramadılar.Abim öfkeyle masaya sertçe vurdu. "Konuşmayınca gerçeği öğrenemeyeceğimi mi sanıyorsun?"Çok geçmeden bir polis memuru Aylin'in dosyasını getirdi."Gerçek adın Zeynep Demir mi? Yani baban Davut Demir mi?"Abim hayretle Aylin'e baktı. "Babamın vurduğu soyguncunun kızı mısın?"Aylin hafifçe kıkırdadı: "Aynen öyle. Bunca yıl bana gösterdiğin ilgi ve özen için sana teşekkür etmeliyim. Benim uğruma öz kardeşini bile gözden çıkardın. Babam eğe

  • Vahşice Öldüm, Abim Nihayet Pişman   6. Bölüm

    Bunu bu kadar arsızca ortaya çıkarabilmesinin sebebi, muhtemelen abimin ona verdiği o sonsuz güvendi.Aylin ne söylerse söylesin, abim ona gözü kapalı inanırdı.İşte bu yüzden, abimle aramı bu kadar pervasızca açmaya cesaret edebiliyor, hakkımda durmadan yalanlar uydurabiliyordu.Şimdi bile abim hâlâ ona inanmayı seçiyordu.Uzun bir sessizliğin ardından abim konuştu: "Önce gizlice araştıralım. Yarın akşam şüphe uyandırmamak için her zamanki gibi onunla görüşmeye gideceğim."Fakat Aylin'in tek bir gece bile beklemeye niyeti yoktu.Abim sözünü bitirir bitirmez telefonu çaldı."Abi... Selin'in başına bir şey geldiğini duydum. İyi misin?" Sesi endişe ve korkuyla doluydu.Abim Zafer Amca'ya bir bakış atıp sakince, "Evet, iyiyim." dedi.Kısa bir sessizlikten sonra Aylin temkinli bir sesle ekledi: "Abi... Katil henüz yakalanmadı. Çok korkuyorum. Bu gece gelip benimle kalır mısın?"Zafer Amca'nın başıyla onaylaması üzerine abim kabul etti: "Tamam. Hemen geliyorum."Telefon kapanır kapanmaz Zaf

  • Vahşice Öldüm, Abim Nihayet Pişman   5. Bölüm

    "Her gün yeni bir vukuat! Ay sonunda Aylin'in mezuniyet töreni var, eğer gelmezsen seni kendi ellerimle gebertirim!"Bunu söyledikten sonra telefonu yüzüme kapattı.Ağzımdan çıkmak üzere olan yardım çığlığını yarıda kesti.Yaşama tutunmamı sağlayan son umudu da elimden aldı.Telefonu kapattıktan sonra Hakan alaycı bir şekilde sırıttı."Bak abin kız kardeşime ne kadar değer veriyor. Şu an senin yok olmanı her şeyden çok istiyor. Ben de ona yardım edeyim bari."Bıçak aşağı indi ve bilincimi kaybettim.***Asistan, abimin peşinden giderken elde edilen bulguları tek tek aktarıyordu: "Kan izleri toplandı ve incelemeye gönderildi. Yakında bir sonuç çıkacaktır."Abim yere çömeldi ve katilin gözden kaçırmış olabileceği en küçük ipucunu bile dikkatle aramaya başladı.O an tek isteğim ona gerçeği söyleyebilmekti: "Abi, katil aslında tam yanında."Abim dedektiflik bürosuna döndüğünde Cem Bey'in yüzü son derece ciddiydi."Adli tıp raporu çıktı. Ölen kişi... Selin."Abimin dizleri titredi. Rapora d

  • Vahşice Öldüm, Abim Nihayet Pişman   4. Bölüm

    Abim kalakaldı, gözlerinde şaşkınlık belirdi. "Sen ne saçmalıyorsun? Selin'in telefonunun sende ne işi var?""Mert Abi, asıl olay yerini bulduk, telefon da buradaydı. Bence kendin gelsen iyi olur."Telefondaki sesi duyan abim hafifçe sendeledi. Dudakları aralandı ama boğazına bir şey düğümlenmiş gibiydi; tek kelime edemedi.Zafer Amca aceleyle abimin kolundan çekiştirdi: "Dikilip durma öyle şapşal gibi, hadi çabuk!"Abim ancak o zaman kendine gelebildi. Aceleyle Aylin'e, "Sen eve git, ben seni sonra ararım," dedi.Aylin gözyaşları içinde elini uzatıp onu durdurmak istedi ama boşluğu tuttu.İlk defa abimin benim için Aylin'i öylece arkasında bırakıp gittiğini görüyordum.Onun hızla uzaklaşan sırtına bakarken içimde karmaşık duygular kabardı.O kısacık anda, beni her zaman el üstünde tutan abim sanki yeniden yanıma dönmüş gibiydi.***Olay yerine vardığımızda bir asistan telefonumu uzattı."Mert Abi, telefonu köşede bulduk. Etrafı kan içindeydi. Muhtemelen mağdur kaçmaya çalışırken düşür

  • Vahşice Öldüm, Abim Nihayet Pişman   3. Bölüm

    Abim ile Zafer Amca birbirlerine baktılar. Karşılarında hıçkıra hıçkıra ağlayan çocuğu izlerken abim dudaklarını sıkıca bastırdı. Ona bu korkunç ihtimali nasıl söyleyeceğini bilemiyordu."Az önce kimliği henüz belirlenemeyen genç bir kadın cesedi bulduk..." dedi abim. Ses tonu ister istemez yumuşamıştı.Çocuğun dizlerinin bağı çözüldü, neredeyse yere yığılacaktı. "Hayır... Bu olamaz..." diye mırıldanıp durdu.İfade vermek üzere götürülürken neredeyse başkalarının desteğiyle yürüyebildi.Tam o sırada telefonu çaldı.Karşı taraftan neşeli bir kadın sesi geldi. "Kardeşim, neredesin sen? Neden evde değilsin? İki gündür yoldayım. Eve gelip sana sürpriz yapayım demiştim!""Abla! Sana bir şey oldu sandım. Hemen eve geliyorum."Çocuk gözyaşlarını sildi, onlara başını eğerek teşekkür etti ve hızla oradan koşarak uzaklaştı.Ben de abim de derin bir nefes aldık.Soruşturma ilerledikçe sahaya gönderilen tüm dedektifler de tek tek geri döndü. Ne yazık ki hiçbiri işe yarar bir ipucu getirememişti.A

  • Vahşice Öldüm, Abim Nihayet Pişman   2. Bölüm

    "Alo? Aylinciğim, abini mi özledin?"Abim öyle içten gülümsüyordu ki arayanın Aylin olduğu belliydi.Bir zamanlar bütün sevgisini bana veren, tüm dünyayı önüme sermek isteyen o abim...Şimdi sadece bu iki yüzlü, sinsi kızın gözünün içine bakıyordu."Biraz bekle Aylinciğim. İşimi bitirir bitirmez yanındayım... Tamam, biliyorum. Kendime dikkat ederim."Uzun uzun tembihlerde bulundu. Karşı taraf bir şey söylemiş olmalı ki sesi aniden buz kesti: "Sen hiç canını sıkma. Mezuniyet tezinin seninkinden kopyalandığını Selin'e kendi ağzıyla itiraf ettireceğim. Gerekirse döve döve kabul ettiririm.""Tamam Aylinciğim, üzülme artık. Ben dönene kadar uslu uslu evde bekle. Bu aralar dışarısı hiç güvenli değil. Bir yere çıkarsan mutlaka bana haber ver, tamam mı?"Abimin o yumuşak ve şefkatli sesini dinlerken kendime acıyarak gülümsedim.O benim öz abimdi ama öz kız kardeşinin sözlerine inanmak yerine, sokaktan bulup getirdiği bir yabancıya inanmayı seçmişti."Asıl benim tezimi kopyalayan oydu! Neden bi

บทอื่นๆ
สำรวจและอ่านนวนิยายดีๆ ได้ฟรี
เข้าถึงนวนิยายดีๆ จำนวนมากได้ฟรีบนแอป GoodNovel ดาวน์โหลดหนังสือที่คุณชอบและอ่านได้ทุกที่ทุกเวลา
อ่านหนังสือฟรีบนแอป
สแกนรหัสเพื่ออ่านบนแอป
DMCA.com Protection Status