แชร์

3. Bölüm

ผู้เขียน: Banu Aslan
Abim ile Zafer Amca birbirlerine baktılar. Karşılarında hıçkıra hıçkıra ağlayan çocuğu izlerken abim dudaklarını sıkıca bastırdı. Ona bu korkunç ihtimali nasıl söyleyeceğini bilemiyordu.

"Az önce kimliği henüz belirlenemeyen genç bir kadın cesedi bulduk..." dedi abim. Ses tonu ister istemez yumuşamıştı.

Çocuğun dizlerinin bağı çözüldü, neredeyse yere yığılacaktı. "Hayır... Bu olamaz..." diye mırıldanıp durdu.

İfade vermek üzere götürülürken neredeyse başkalarının desteğiyle yürüyebildi.

Tam o sırada telefonu çaldı.

Karşı taraftan neşeli bir kadın sesi geldi. "Kardeşim, neredesin sen? Neden evde değilsin? İki gündür yoldayım. Eve gelip sana sürpriz yapayım demiştim!"

"Abla! Sana bir şey oldu sandım. Hemen eve geliyorum."

Çocuk gözyaşlarını sildi, onlara başını eğerek teşekkür etti ve hızla oradan koşarak uzaklaştı.

Ben de abim de derin bir nefes aldık.

Soruşturma ilerledikçe sahaya gönderilen tüm dedektifler de tek tek geri döndü. Ne yazık ki hiçbiri işe yarar bir ipucu getirememişti.

Abimin kaşları yeniden çatıldı. Zaman akıp gidiyordu ama soruşturma en ufak bir ilerleme kaydetmiyordu.

***

İki gün sonra.

Zafer Amca endişeli bir ifadeyle abimin yanına geldi.

"Mert, bana hâlâ bir tuhaflık varmış gibi geliyor. Selin'den günlerdir haber yok, bu hiç normal değil."

Soruşturmanın bir arpa boyu yol alamaması zaten abimin sinirlerini germişti, benim adımı duyunca iyice küplere bindi.

"Zafer Amca, bir şey yok dediysem yoktur. Şu an onunla uğraşacak vaktim mi var? Bir de Aylin'in yanına yetişmem gerekiyor. Yoksa mezuniyet törenini bile kaçıracağım."

Zafer Amca da sinirlendi: "Mert, böyle dikbaşlılık etme! Selin'in başına gerçekten kötü bir şey gelmiş olabilir. Eğer sen ilgilenmeyeceksen, ben ilgilenirim."

Abim elini savurdu. "Canın ne istiyorsa yap. Ben ona karışmıyorum. Zaten hiç dönmese daha iyi, en azından kafam rahat eder."

Zafer Amca arkasından öfkeyle bağırdı: "Ben senin gibi bir pisliği nasıl yetiştirdim acaba!"

Köşede sessizce duruyor, Zafer Amca'nın benim için konuşmasını izliyordum. İçimde tarifsiz bir sızı yükseldi.

"Abi, başıma gerçekten bir şey geldiğine ne zaman inanacaksın?" Kendi kendime mırıldandım.

Abim kapıdan çıkar çıkmaz telefonu çaldı.

"Merhaba, Selin'in abisisiniz değil mi? Ben onun danışmanıyım. Tezinde küçük bir sorun var ama kendisine bir türlü ulaşamıyorum. Acaba siz..."

Danışman hoca daha lafını bitirmeden, abim sabırsızca araya girdi.

"Nerede olduğunu ben nereden bileyim? Beni rahatsız etmeyin, ölü mü diri mi umurumda değil!"

Bunu söyledikten sonra telefonu sertçe kapattı.

Yüzü öfkeden mosmor kesilmişti. Telefonunu çıkarıp bana sert bir mesaj gönderdi.

"Yeter artık! Aylin'in mezuniyet törenine gelmezsen seni kendi ellerimle öldürürüm!"

Boğazım düğümlendi.

"Abi, gelmemek gibi bir niyetim yok ki."

"Hemen yanındaki otopsi odasında iki gündür yatıyorum zaten!"

"Oradaki kişinin ben olduğumu ne zaman anlayacaksın? Zafer Amca'nın sözlerine ne zaman kulak vereceksin?"

Bunları içimden geçirirken Aylin elinde bir yemek termosuyla büroya girdi.

Abimin gözleri parladı. Yüzüne sıcacık bir gülümseme yayıldı ve hemen ona doğru yürüdü.

"Aylin, sen niye geldin?"

Aylin tatlı bir tebessümle, "Seni merak ettim abi. Özellikle sevdiğin yemekleri getirdim," dedi.

Abim şefkatle onun saçlarını okşadı. "Bir tek sen iyisin Aylin. Şu nankörün yaptığı tek şey başıma iş açmak."

Aylin'in gözlerinde yaşlar birikti.

Abim anında panikledi ve telaşla sordu: "Ne oldu Aylin? Seni kim üzdü?"

Aylin dudağını ısırdı, sanki büyük bir haksızlığa uğramış gibiydi. "Az önce yolda ablama rastladım. Ona selam vermek istedim ama beni aniden itti. Sonra da bu kolyeyi bana fırlatıp seninle artık hiçbir bağı kalmasını istemediğini söyledi."

Abim başını eğip baktığında, Aylin'in dizinde gerçekten de kızarık bir şişlik gördü.

Bir yandan beni aramak için telefonunu çıkarırken, diğer yandan öfkeyle söylendi: "Lanet olası nankör!"

Zafer Amca kolyeyi görür görmez hızla elinden aldı. "Bunu Selin'in az önce sana fırlattığını mı söylüyorsun?"

Aylin ürkmüş gibi başıyla onayladı ve abimin arkasına saklandı.

"Zafer Amca, sana söyledim ya. O kızın hiçbir şeyi yok. Aylin'i itmeye cüret etti ha, bak ben onun hesabını nasıl soruyorum."

Ancak Zafer Amca son derece ciddi bir tavırla başını iki yana salladı. "İmkânsız. Bu kolyeyi Selin çocukluğundan beri boynundan hiç çıkarmadı. Annesinden kalan tek hatıra bu. Ona gözü gibi bakardı. Böyle bir şeyi öfkeyle fırlatıp atması mümkün değil."

Abim telefonun hoparlörünü açtı: "Bak şimdi, bu kız hemen telefonu açacak."

Fakat benim bile tahmin edemediğim bir şey oldu; telefon bu kez gerçekten bağlandı.

Abim köpürerek bağırdı: "Selin! Hemen büroya gel! Aylin'e el kaldırmaya cüret etmek ne demek, sen canına mı susadın?"

Karşı taraf birkaç saniye tereddüt ettikten sonra konuştu: "Mert Abi, bu telefonu olay yerinde bulduk."

อ่านหนังสือเล่มนี้ต่อได้ฟรี
สแกนรหัสเพื่อดาวน์โหลดแอป

บทล่าสุด

  • Vahşice Öldüm, Abim Nihayet Pişman   7. Bölüm

    Gözlerini karşıya dikmişti. Yanındaki ekip arkadaşlarının birer birer yere düştüğünü çaresizce izliyordu.Sonunda, takviye ekiplerin desteğiyle Hakan vurularak etkisiz hâle getirildi ve olay yerinde hayatını kaybetti. Aylin ise sağ olarak yakalandı.Zafer Amca acilen hastaneye kaldırılarak yoğun bakıma alındı.Abim, hiç vakit kaybetmeden gece yarısı Aylin'i ağır sorguya aldı."Sen aslında kimsin? Selin'i neden öldürdün?"Abimin sıkıştırmaları karşısında Aylin alaycı bir şekilde sırıttı ve tek bir kelime bile etmedi.Ne yaptıysalar ağzını açtıramadılar.Abim öfkeyle masaya sertçe vurdu. "Konuşmayınca gerçeği öğrenemeyeceğimi mi sanıyorsun?"Çok geçmeden bir polis memuru Aylin'in dosyasını getirdi."Gerçek adın Zeynep Demir mi? Yani baban Davut Demir mi?"Abim hayretle Aylin'e baktı. "Babamın vurduğu soyguncunun kızı mısın?"Aylin hafifçe kıkırdadı: "Aynen öyle. Bunca yıl bana gösterdiğin ilgi ve özen için sana teşekkür etmeliyim. Benim uğruma öz kardeşini bile gözden çıkardın. Babam eğe

  • Vahşice Öldüm, Abim Nihayet Pişman   6. Bölüm

    Bunu bu kadar arsızca ortaya çıkarabilmesinin sebebi, muhtemelen abimin ona verdiği o sonsuz güvendi.Aylin ne söylerse söylesin, abim ona gözü kapalı inanırdı.İşte bu yüzden, abimle aramı bu kadar pervasızca açmaya cesaret edebiliyor, hakkımda durmadan yalanlar uydurabiliyordu.Şimdi bile abim hâlâ ona inanmayı seçiyordu.Uzun bir sessizliğin ardından abim konuştu: "Önce gizlice araştıralım. Yarın akşam şüphe uyandırmamak için her zamanki gibi onunla görüşmeye gideceğim."Fakat Aylin'in tek bir gece bile beklemeye niyeti yoktu.Abim sözünü bitirir bitirmez telefonu çaldı."Abi... Selin'in başına bir şey geldiğini duydum. İyi misin?" Sesi endişe ve korkuyla doluydu.Abim Zafer Amca'ya bir bakış atıp sakince, "Evet, iyiyim." dedi.Kısa bir sessizlikten sonra Aylin temkinli bir sesle ekledi: "Abi... Katil henüz yakalanmadı. Çok korkuyorum. Bu gece gelip benimle kalır mısın?"Zafer Amca'nın başıyla onaylaması üzerine abim kabul etti: "Tamam. Hemen geliyorum."Telefon kapanır kapanmaz Zaf

  • Vahşice Öldüm, Abim Nihayet Pişman   5. Bölüm

    "Her gün yeni bir vukuat! Ay sonunda Aylin'in mezuniyet töreni var, eğer gelmezsen seni kendi ellerimle gebertirim!"Bunu söyledikten sonra telefonu yüzüme kapattı.Ağzımdan çıkmak üzere olan yardım çığlığını yarıda kesti.Yaşama tutunmamı sağlayan son umudu da elimden aldı.Telefonu kapattıktan sonra Hakan alaycı bir şekilde sırıttı."Bak abin kız kardeşime ne kadar değer veriyor. Şu an senin yok olmanı her şeyden çok istiyor. Ben de ona yardım edeyim bari."Bıçak aşağı indi ve bilincimi kaybettim.***Asistan, abimin peşinden giderken elde edilen bulguları tek tek aktarıyordu: "Kan izleri toplandı ve incelemeye gönderildi. Yakında bir sonuç çıkacaktır."Abim yere çömeldi ve katilin gözden kaçırmış olabileceği en küçük ipucunu bile dikkatle aramaya başladı.O an tek isteğim ona gerçeği söyleyebilmekti: "Abi, katil aslında tam yanında."Abim dedektiflik bürosuna döndüğünde Cem Bey'in yüzü son derece ciddiydi."Adli tıp raporu çıktı. Ölen kişi... Selin."Abimin dizleri titredi. Rapora d

  • Vahşice Öldüm, Abim Nihayet Pişman   4. Bölüm

    Abim kalakaldı, gözlerinde şaşkınlık belirdi. "Sen ne saçmalıyorsun? Selin'in telefonunun sende ne işi var?""Mert Abi, asıl olay yerini bulduk, telefon da buradaydı. Bence kendin gelsen iyi olur."Telefondaki sesi duyan abim hafifçe sendeledi. Dudakları aralandı ama boğazına bir şey düğümlenmiş gibiydi; tek kelime edemedi.Zafer Amca aceleyle abimin kolundan çekiştirdi: "Dikilip durma öyle şapşal gibi, hadi çabuk!"Abim ancak o zaman kendine gelebildi. Aceleyle Aylin'e, "Sen eve git, ben seni sonra ararım," dedi.Aylin gözyaşları içinde elini uzatıp onu durdurmak istedi ama boşluğu tuttu.İlk defa abimin benim için Aylin'i öylece arkasında bırakıp gittiğini görüyordum.Onun hızla uzaklaşan sırtına bakarken içimde karmaşık duygular kabardı.O kısacık anda, beni her zaman el üstünde tutan abim sanki yeniden yanıma dönmüş gibiydi.***Olay yerine vardığımızda bir asistan telefonumu uzattı."Mert Abi, telefonu köşede bulduk. Etrafı kan içindeydi. Muhtemelen mağdur kaçmaya çalışırken düşür

  • Vahşice Öldüm, Abim Nihayet Pişman   3. Bölüm

    Abim ile Zafer Amca birbirlerine baktılar. Karşılarında hıçkıra hıçkıra ağlayan çocuğu izlerken abim dudaklarını sıkıca bastırdı. Ona bu korkunç ihtimali nasıl söyleyeceğini bilemiyordu."Az önce kimliği henüz belirlenemeyen genç bir kadın cesedi bulduk..." dedi abim. Ses tonu ister istemez yumuşamıştı.Çocuğun dizlerinin bağı çözüldü, neredeyse yere yığılacaktı. "Hayır... Bu olamaz..." diye mırıldanıp durdu.İfade vermek üzere götürülürken neredeyse başkalarının desteğiyle yürüyebildi.Tam o sırada telefonu çaldı.Karşı taraftan neşeli bir kadın sesi geldi. "Kardeşim, neredesin sen? Neden evde değilsin? İki gündür yoldayım. Eve gelip sana sürpriz yapayım demiştim!""Abla! Sana bir şey oldu sandım. Hemen eve geliyorum."Çocuk gözyaşlarını sildi, onlara başını eğerek teşekkür etti ve hızla oradan koşarak uzaklaştı.Ben de abim de derin bir nefes aldık.Soruşturma ilerledikçe sahaya gönderilen tüm dedektifler de tek tek geri döndü. Ne yazık ki hiçbiri işe yarar bir ipucu getirememişti.A

  • Vahşice Öldüm, Abim Nihayet Pişman   2. Bölüm

    "Alo? Aylinciğim, abini mi özledin?"Abim öyle içten gülümsüyordu ki arayanın Aylin olduğu belliydi.Bir zamanlar bütün sevgisini bana veren, tüm dünyayı önüme sermek isteyen o abim...Şimdi sadece bu iki yüzlü, sinsi kızın gözünün içine bakıyordu."Biraz bekle Aylinciğim. İşimi bitirir bitirmez yanındayım... Tamam, biliyorum. Kendime dikkat ederim."Uzun uzun tembihlerde bulundu. Karşı taraf bir şey söylemiş olmalı ki sesi aniden buz kesti: "Sen hiç canını sıkma. Mezuniyet tezinin seninkinden kopyalandığını Selin'e kendi ağzıyla itiraf ettireceğim. Gerekirse döve döve kabul ettiririm.""Tamam Aylinciğim, üzülme artık. Ben dönene kadar uslu uslu evde bekle. Bu aralar dışarısı hiç güvenli değil. Bir yere çıkarsan mutlaka bana haber ver, tamam mı?"Abimin o yumuşak ve şefkatli sesini dinlerken kendime acıyarak gülümsedim.O benim öz abimdi ama öz kız kardeşinin sözlerine inanmak yerine, sokaktan bulup getirdiği bir yabancıya inanmayı seçmişti."Asıl benim tezimi kopyalayan oydu! Neden bi

บทอื่นๆ
สำรวจและอ่านนวนิยายดีๆ ได้ฟรี
เข้าถึงนวนิยายดีๆ จำนวนมากได้ฟรีบนแอป GoodNovel ดาวน์โหลดหนังสือที่คุณชอบและอ่านได้ทุกที่ทุกเวลา
อ่านหนังสือฟรีบนแอป
สแกนรหัสเพื่ออ่านบนแอป
DMCA.com Protection Status