LOGINGözlerini karşıya dikmişti. Yanındaki ekip arkadaşlarının birer birer yere düştüğünü çaresizce izliyordu.Sonunda, takviye ekiplerin desteğiyle Hakan vurularak etkisiz hâle getirildi ve olay yerinde hayatını kaybetti. Aylin ise sağ olarak yakalandı.Zafer Amca acilen hastaneye kaldırılarak yoğun bakıma alındı.Abim, hiç vakit kaybetmeden gece yarısı Aylin'i ağır sorguya aldı."Sen aslında kimsin? Selin'i neden öldürdün?"Abimin sıkıştırmaları karşısında Aylin alaycı bir şekilde sırıttı ve tek bir kelime bile etmedi.Ne yaptıysalar ağzını açtıramadılar.Abim öfkeyle masaya sertçe vurdu. "Konuşmayınca gerçeği öğrenemeyeceğimi mi sanıyorsun?"Çok geçmeden bir polis memuru Aylin'in dosyasını getirdi."Gerçek adın Zeynep Demir mi? Yani baban Davut Demir mi?"Abim hayretle Aylin'e baktı. "Babamın vurduğu soyguncunun kızı mısın?"Aylin hafifçe kıkırdadı: "Aynen öyle. Bunca yıl bana gösterdiğin ilgi ve özen için sana teşekkür etmeliyim. Benim uğruma öz kardeşini bile gözden çıkardın. Babam eğe
Bunu bu kadar arsızca ortaya çıkarabilmesinin sebebi, muhtemelen abimin ona verdiği o sonsuz güvendi.Aylin ne söylerse söylesin, abim ona gözü kapalı inanırdı.İşte bu yüzden, abimle aramı bu kadar pervasızca açmaya cesaret edebiliyor, hakkımda durmadan yalanlar uydurabiliyordu.Şimdi bile abim hâlâ ona inanmayı seçiyordu.Uzun bir sessizliğin ardından abim konuştu: "Önce gizlice araştıralım. Yarın akşam şüphe uyandırmamak için her zamanki gibi onunla görüşmeye gideceğim."Fakat Aylin'in tek bir gece bile beklemeye niyeti yoktu.Abim sözünü bitirir bitirmez telefonu çaldı."Abi... Selin'in başına bir şey geldiğini duydum. İyi misin?" Sesi endişe ve korkuyla doluydu.Abim Zafer Amca'ya bir bakış atıp sakince, "Evet, iyiyim." dedi.Kısa bir sessizlikten sonra Aylin temkinli bir sesle ekledi: "Abi... Katil henüz yakalanmadı. Çok korkuyorum. Bu gece gelip benimle kalır mısın?"Zafer Amca'nın başıyla onaylaması üzerine abim kabul etti: "Tamam. Hemen geliyorum."Telefon kapanır kapanmaz Zaf
"Her gün yeni bir vukuat! Ay sonunda Aylin'in mezuniyet töreni var, eğer gelmezsen seni kendi ellerimle gebertirim!"Bunu söyledikten sonra telefonu yüzüme kapattı.Ağzımdan çıkmak üzere olan yardım çığlığını yarıda kesti.Yaşama tutunmamı sağlayan son umudu da elimden aldı.Telefonu kapattıktan sonra Hakan alaycı bir şekilde sırıttı."Bak abin kız kardeşime ne kadar değer veriyor. Şu an senin yok olmanı her şeyden çok istiyor. Ben de ona yardım edeyim bari."Bıçak aşağı indi ve bilincimi kaybettim.***Asistan, abimin peşinden giderken elde edilen bulguları tek tek aktarıyordu: "Kan izleri toplandı ve incelemeye gönderildi. Yakında bir sonuç çıkacaktır."Abim yere çömeldi ve katilin gözden kaçırmış olabileceği en küçük ipucunu bile dikkatle aramaya başladı.O an tek isteğim ona gerçeği söyleyebilmekti: "Abi, katil aslında tam yanında."Abim dedektiflik bürosuna döndüğünde Cem Bey'in yüzü son derece ciddiydi."Adli tıp raporu çıktı. Ölen kişi... Selin."Abimin dizleri titredi. Rapora d
Abim kalakaldı, gözlerinde şaşkınlık belirdi. "Sen ne saçmalıyorsun? Selin'in telefonunun sende ne işi var?""Mert Abi, asıl olay yerini bulduk, telefon da buradaydı. Bence kendin gelsen iyi olur."Telefondaki sesi duyan abim hafifçe sendeledi. Dudakları aralandı ama boğazına bir şey düğümlenmiş gibiydi; tek kelime edemedi.Zafer Amca aceleyle abimin kolundan çekiştirdi: "Dikilip durma öyle şapşal gibi, hadi çabuk!"Abim ancak o zaman kendine gelebildi. Aceleyle Aylin'e, "Sen eve git, ben seni sonra ararım," dedi.Aylin gözyaşları içinde elini uzatıp onu durdurmak istedi ama boşluğu tuttu.İlk defa abimin benim için Aylin'i öylece arkasında bırakıp gittiğini görüyordum.Onun hızla uzaklaşan sırtına bakarken içimde karmaşık duygular kabardı.O kısacık anda, beni her zaman el üstünde tutan abim sanki yeniden yanıma dönmüş gibiydi.***Olay yerine vardığımızda bir asistan telefonumu uzattı."Mert Abi, telefonu köşede bulduk. Etrafı kan içindeydi. Muhtemelen mağdur kaçmaya çalışırken düşür
Abim ile Zafer Amca birbirlerine baktılar. Karşılarında hıçkıra hıçkıra ağlayan çocuğu izlerken abim dudaklarını sıkıca bastırdı. Ona bu korkunç ihtimali nasıl söyleyeceğini bilemiyordu."Az önce kimliği henüz belirlenemeyen genç bir kadın cesedi bulduk..." dedi abim. Ses tonu ister istemez yumuşamıştı.Çocuğun dizlerinin bağı çözüldü, neredeyse yere yığılacaktı. "Hayır... Bu olamaz..." diye mırıldanıp durdu.İfade vermek üzere götürülürken neredeyse başkalarının desteğiyle yürüyebildi.Tam o sırada telefonu çaldı.Karşı taraftan neşeli bir kadın sesi geldi. "Kardeşim, neredesin sen? Neden evde değilsin? İki gündür yoldayım. Eve gelip sana sürpriz yapayım demiştim!""Abla! Sana bir şey oldu sandım. Hemen eve geliyorum."Çocuk gözyaşlarını sildi, onlara başını eğerek teşekkür etti ve hızla oradan koşarak uzaklaştı.Ben de abim de derin bir nefes aldık.Soruşturma ilerledikçe sahaya gönderilen tüm dedektifler de tek tek geri döndü. Ne yazık ki hiçbiri işe yarar bir ipucu getirememişti.A
"Alo? Aylinciğim, abini mi özledin?"Abim öyle içten gülümsüyordu ki arayanın Aylin olduğu belliydi.Bir zamanlar bütün sevgisini bana veren, tüm dünyayı önüme sermek isteyen o abim...Şimdi sadece bu iki yüzlü, sinsi kızın gözünün içine bakıyordu."Biraz bekle Aylinciğim. İşimi bitirir bitirmez yanındayım... Tamam, biliyorum. Kendime dikkat ederim."Uzun uzun tembihlerde bulundu. Karşı taraf bir şey söylemiş olmalı ki sesi aniden buz kesti: "Sen hiç canını sıkma. Mezuniyet tezinin seninkinden kopyalandığını Selin'e kendi ağzıyla itiraf ettireceğim. Gerekirse döve döve kabul ettiririm.""Tamam Aylinciğim, üzülme artık. Ben dönene kadar uslu uslu evde bekle. Bu aralar dışarısı hiç güvenli değil. Bir yere çıkarsan mutlaka bana haber ver, tamam mı?"Abimin o yumuşak ve şefkatli sesini dinlerken kendime acıyarak gülümsedim.O benim öz abimdi ama öz kız kardeşinin sözlerine inanmak yerine, sokaktan bulup getirdiği bir yabancıya inanmayı seçmişti."Asıl benim tezimi kopyalayan oydu! Neden bi





