مشاركة

Bölüm 3

مؤلف: Derya
Artık Kaan Bey'in internette tanıştığım sevgilim olduğundan neredeyse yüzde seksen emindim. Şimdi asıl mesele, iki kişiyi birden idare edip etmediğini kesinleştirmekti.

Bir de telefonda "bebeğim" dediği kişinin kim olduğunu öğrenmem gerekiyordu.

Belki de... Sadece ben kuruntu yapıyordum, kim bilir?

Çok geçmeden telefona yeni bir bildirim düştü:

"Bu arada bebeğim, V'nin yeni koleksiyonu çıkmış. Yarın giymek için hangisini seçeyim? Bir baksana şuna!"

Hemen ardından birkaç fotoğraf gönderdi.

Bilerek göğsünde markanın logosu bulunan simsiyah bir örgü kazak seçtim. Bu öyle bir modeldi ki, sokakta görseniz anında gözünüze çarpardı.

İçten içe hâlâ küçük bir umut besliyordum: Eğer yarın Kaan Bey bu kazağı giymezse, yanlış kişiden şüphelendiğimi anlayacaktım.

Böylece onun bir pislik olup olmadığını düşünüp kendimi yiyip bitirmekten de kurtulacaktım.

Ertesi sabah, düzenlediğim dosyaları alıp Kaan Bey'in odasına girdim.

Koltuğuna kurulmuş, ağır ağır çayını yudumluyordu. Üzerinde ise dün akşam bizzat benim seçtiğim o siyah örgü kazak vardı.

Kara bir leke gibi gözüme batıyordu resmen.

"Kaan Bey, sunum hazır."

Kaan Bey başını kaldırıp bana nazikçe gülümsedi.

"Eline sağlık Gece."

"Öğleden sonra yatırımcılar gelecek, önceden hazırlık yap."

"Tamamdır."

Gözlerimi kazağa dikip şöyle bir süzdüm ve gayet umursamaz bir tavırla lafa girdim:

"Kaan Bey, bu kazağı üzerinizde ilk defa görüyorum, size çok yakışmış."

Hafifçe gülümsedi: "Dün aldım."

İşte o an gerçeği artık inkâr edemezdim; internetteki o "sevgilim" tam karşımda duruyordu.

Çalışma masama döndüğümde işe zerre odaklanamadım. Gözüm sürekli istemsizce genel müdürün odasına kayıyordu.

Kaan Bey dün telefonda "bebeğinin" bugün şirkete geleceğini söylemişti.

Hangi kadın olduğunu kendi gözlerimle görmek istiyordum.

Eğer her şey tahmin ettiğim gibiyse, bu ilişki zaten miadını doldurmuş demekti.

Bir saat sonra, çok şık giyinmiş, güzelliğiyle dikkat çeken genç bir kadın doğrudan kolunu sallayarak Kaan Bey'in odasına girdi.

Çay ocağına su almaya gidiyormuş gibi yapıp odanın kapısına kadar yanaştım.

Kapının aralığından içeriden yükselen kahkahalar duyuluyordu.

"Aşkım, seni çok özledim. Bu kazak da sana çok yakışmış, siyah tam senin rengin."

Kaan Bey'in sesi yumuşak ve sevgi doluydu: "Sen beğendiysen gerisi önemli değil, özellikle seçtim. Bu akşam senin ailenle tanışmaya gideceğiz ya, ailen beni beğenmez diye korktum."

"Olur mu hiç? Benim seçtiğim birini ailem de mutlaka sever."

Bunları duyduğumda, göğsüme balyoz yemiş gibi oldum.

Demek bana o kıyafeti başka bir kadının ailesinin beğenisini kazanmak için seçtirmişti.

Peki ben neydim? Yoksa ben sadece yedek planda tuttuğu biri miydim?

O saniye telefonumu çıkardım, içim bulanarak birkaç kelime yazdım:

"Senden tiksiniyorum, ayrılalım!"

Mesajı atar atmaz onu her yerden engelledim ve numarasını sildim; her şey bir anda olup bitmişti.

***

Çok geçmeden Kaan Bey, kızın elini sımsıkı tutmuş bir halde odadan çıktı ve onu asansöre kadar uğurladı.

Yüzünde terk edilmiş bir adama dair en ufak bir iz bile yoktu.

Kendi kendime acı acı gülümsedim, kendimi tam bir aptal gibi hissediyordum.

Geçen bir yıl boyunca söylediği o tatlı sözleri düşündükçe burnumun direği sızladı.

Yine de şükrettiğim tek bir şey vardı; onunla başından beri hep sahte hesabımdan konuşmuştum.

Yoksa şirkette yüz yüze baktığımızda durum kim bilir ne kadar utanç verici olurdu.

Kendimi teselli etmeye çalıştım: Aşkta kaybeden, işte kazanırdı.

Koskoca kadın olmuştum, böyle bir herif yüzünden işimden olacak değildim ya.

Öğleden sonra Kaan Bey bana şirket içi sistemden mesaj attı.

"Gece, yatırımcılar sunumu olumlu buldu, içeri gel de detayları konuşalım."

Kafamı toparladıktan sonra hiçbir şey olmamış gibi kapıyı çalıp içeri girdiğimde Kaan Bey, "Gece, bu beyefendi yatırımcı firmayı temsil ediyor, aynı zamanda çocukluk arkadaşım Okan Bey. Çekinme lütfen, sunumu birlikte gözden geçirelim," dedi.

Kaan Bey'i tamamen görmezden gelip koltuktaki adama döndüm.

Göz göze geldiğimiz o an, donakaldım.

Kaan Bey'in o yumuşak tarzının aksine, Okan Bey'in her yerinden asalet ve soğukluk akıyordu; resmen üzerine "bana yaklaşma" tabelası asmış gibiydi.

استمر في قراءة هذا الكتاب مجانا
امسح الكود لتنزيل التطبيق

أحدث فصل

  • İnternet Aşkım Patronum Çıktı   Bölüm 10

    Kaan arkasına bile bakmadan kaçtı...Ben ise hâlâ bu büyük olayın şokunu atlatabilmiş değildim.Yine de kafamdaki bazı soru işaretlerini gidermem gerekiyordu. Öfkeli bir tavırla ona dik dik baktım:"Peki ya o su bardağın?"Okan, gözlerinde masum bir ifadeyle mırıldandı:"O bardağı hep ofiste tutuyordum zaten. Hatta o gün sana özellikle fotoğrafını çekip atmıştım ya."Hemen telefonundan albümü açtı ve bana gösterdi; gerçekten de bana gönderdiği o fotoğrafın ta kendisiydi."Peki ya kıyafet? O gün seni gördüğümde üzerinde bu kıyafet yoktu ki.""O bir içlikti, takım elbisemin içine giymiştim..."Şöyle bir düşündüm de... Gerçekten de öyleydi! O gün takım elbisesinin içine siyah boğazlı bir kazak giymişti ama markanın logosu ceketinin altında kaldığı için görünmüyordu."İyi de bizim yemekhanede ne işin vardı o zaman?""Kaan yatırım görüşmesi için bana yalvarıyordu, ben de hazır oradayken öğle yemeğimi orada yedim."Kafamı duvara vurmak istiyordum. "Yani onca zaman boşu boşuna günahını almışı

  • İnternet Aşkım Patronum Çıktı   Bölüm 9

    "Buranın yemekleri gerçekten yenir mi?""Söz veriyorum, yedikten sonra bir porsiyon daha isteyeceksiniz."Ona üzeri çıtır çıtır kızarmış, yağı damlayan nefis bir kuzu çöp şiş uzattım.İlk başta oldukça mesafeli ve isteksiz duruyordu. Ama beni afiyetle yerken görünce sonunda o da bir lokma aldı.İşte o an olanlar oldu, bir başlayan bir daha duramadı.Şişelerimizi tokuştururken o bana iş dünyasındaki acımasız entrikaları anlattı, bense ona çocukken yaptığım saçma sapan sakarlıkları...Çok geçmeden masadaki biralar birer birer tükendi.Alkolün etkisiyle kafam hafiften güzel olmuştu, sesimin tonunu ayarlayamadan bağırdım:"Usta! 1.Bize dört bira daha çek!""Gece Hanım, sarhoş oldunuz. Daha fazla içmemelisiniz.""Bana karışmayın işte!"Hemen ardından hafızam tamamen koptu. Bilincimin kapandığı o son saniyelerde, kulağıma son derece kırgın ve masum bir fısıltı çalındı:"Bebeğim... Artık 'Köpüşüm'nün sana karışmasına gerçekten izin vermeyecek misin?"***Ertesi sabah gözlerimi açtığımda saat

  • İnternet Aşkım Patronum Çıktı   Bölüm 8

    "Bence kesinlikle etkilenirdi. En azından ben çok etkilendim."Laf ağzımdan çıkar çıkmaz, utançtan dilimi ısırmak istedim. Rezilliğimi gizlemek için hemen elimle ağzımı kapattım.Okan Bey'in gözlerinin içi gülüyordu: "Sadece laflıyorduk Gece Hanım, bu kadar gerilmeyin."***Neon Pulse Parkı kelimenin tam anlamıyla ana baba günüydü, adım atacak yer yoktu.Büyük patronun keyfi kaçmasın diye doğrudan VIP bilet aldım. Nasıl olsa bu masrafın acısını eninde sonunda Kaan'dan çıkaracaktım.İlk durağımız dev roller coaster oldu.Gelmeden önce internetteki yorumlara bakmıştım; yüreği zayıf olanların orada baygınlık geçirdiği söyleniyordu. En cesurlar bile indikten sonra kendine gelemiyormuş.Gitmeyi her ne kadar çok istesem de, işin aslı ben tam bir korkağın tekiydim.Koltukta yerimi alır almaz yüzüm kireç gibi bembeyaz oldu. Titreyen bir sesle sordum:"Okan Bey, acaba şimdi pişman olup inmek için çok mu geç?"Okan Bey son derece sakin bir tavırla benimle eğlendi:"Artık bindiniz bir kere. Geri

  • İnternet Aşkım Patronum Çıktı   Bölüm 7

    "Anlaştık o zaman, söz ağızdan çıktı bir kere!"***Akşam olunca dördümüz birlikte yemeğe çıktık.Selin'le ilk kez tanışıyordum.Oldukça samimi ve sıcakkanlıydı; enerjimiz hemen uyuşmuştu.Ama Kaan'ı düşündükçe Selin'e karşı rahat davranamıyordum.Laf arasında, üç yıldır uzun soluklu bir ilişki sürdürdüklerini öğrendim.Şöyle bir düşününce, o sanal ilişkide istemeden de olsa asıl kurbanın ben olduğumu anladım.Kendi kendime, "Bunu kimseye söylemediğim ve Kaan bundan sonra ona iyi davrandığı sürece, bu sırrı mezara kadar saklayabilirim,"diye düşündüm.Okan Bey keyifsiz olduğumu fark etmiş olacak ki sessizce fısıldadı:"Aklın başka yerde gibi, bir sorun mu var?"Başımı iki yana salladım.Okan Bey düşünceli gözlerle karşımdaki çifte baktı; sanki durumu o an saniyeler içinde çözmüştü.Kaan'a dönerek, "Yarın yollarımızı ayıralım," dedi.Kaan bozulmuş bir ifadeyle, "Hadi ama abi, dördümüz birlikte takılsak ya, ne güzel eğleniyorduk," diye söylendi.Okan Bey kestirip atan bir ses tonuyla tek

  • İnternet Aşkım Patronum Çıktı   Bölüm 6

    Arabanın içindeki o daracık alanda hava adeta buz kesmişti, çıt çıkmıyordu.Bu tuhaf ve gergin atmosferi dağıtmak için öylesine bir laf attım ortaya:"Biraz müzik açalım mı?"Hemen ardından, teypten melankolik bir melodi yükselmeye ve tüm arabayı sarmaya başladı."Anlamıyor senin kalbini, numara yapıyor sakinmiş gibi...""Aşka dair tek bir kelime bile etmiyor...""Gözlerini ağlatmaktan kıpkırmızı yapıyor...""Yalanları bile kulağa öyle hoş geliyor ki..."Dışarıdan bakıldığında resmen bir buzdağı kadar soğuk görünen bu büyük patronun, arabasında böyle damar bir şarkıyı sürekli dinlemesine gerçekten şaşırmıştım."Okan Bey, doğrusu bu şarkıyı beğeneceğiniz hiç aklıma gelmezdi."Sesi her zamankinden daha derinden ve boğuk geldi:"Son zamanlarda sürekli bunu dinliyorum."Şaşkınlığım daha da artmıştı: "Hadi ya? Yoksa son günlerde canınızı sıkan bir şeyler mi var?""Evet. Sevgilimden yeni ayrıldım."Okan Bey gözünün ucuyla bana kısa bir bakış fırlattı, sonra aniden sordu:"Gece Hanım, size bi

  • İnternet Aşkım Patronum Çıktı   Bölüm 5

    Mahcup bir ifadeyle saatime göz attım."Sorun değil, ben erken geldim. Gece Hanım, lütfen buyurun, oturun."Masa göz alıcı güllerle süslenmişti, çok da uzak olmayan bir köşede ise canlı piyano müziği çalınıyordu.Bu atmosfer resmen görücü usulü bir buluşma gibiydi.Okan Bey gerginliğimi fark etmiş olacak ki durumu açıklama gereği duydu:"Lütfen yanlış anlamayın. Bu restoranı sadece yemeklerini çok sevdiğim için seçtim."Hafifçe gülümsedim ama bir şey söylemedim.Okan Bey parmaklarını şıklatır şıklatmaz garsonlar peş peşe içeri girdi.Menüyü açıp restoranın en pahalı imza yemeklerinden masayı donatacak kadar çok sipariş verdiYemeklerin adını duydukça şaşkınlıktan donakaldım; tam o sırada zihnimin derinliklerinden zamansız bir anı çıkageldi.Bir keresinde, bu restoranla ilgili bir paylaşımı internetteki o sanal sevgilime yollamıştım.“Bebeğim, yüz yüze görüştüğümüzde buraya gidelim mi, ne dersin?”O zaman bana şöyle cevap vermişti: “Olur tabii ki aşkım, benim bebeğim ne yemek istermiş b

فصول أخرى
استكشاف وقراءة روايات جيدة مجانية
الوصول المجاني إلى عدد كبير من الروايات الجيدة على تطبيق GoodNovel. تنزيل الكتب التي تحبها وقراءتها كلما وأينما أردت
اقرأ الكتب مجانا في التطبيق
امسح الكود للقراءة على التطبيق
DMCA.com Protection Status