Gölkıyısı Oteli'nden çıktıktan sonra Ayla, telefonunu locada unuttuğunu fark etti.Emir ona eşlik edip birlikte telefonu aramaya gitmek üzereydi.Ayla sakince, "Sen hocamızın yanında kal. Ben gidip alırım," dedi.Ayla tekrar locaya döndüğünde, garsonlar masayı toplamaya başlamıştı."Hanımefendi, bu telefon sizin mi? Tam da resepsiyona teslim edip size ulaşmalarını isteyecektim.""Evet, benim. Teşekkür ederim."Ayla telefonunu alıp locadan çıktı.Kapıdan çıkar çıkmaz, gözleri tanıdık iki siluete takıldı.Cansu, Aras'ın koluna girmiş, onunla birlikte resepsiyona doğru yürüyordu. Oldukça samimi görünüyorlardı.Tam dalıp gitmişken, yanında alaycı bir ses yükseldi."Neye bakıyorsun öyle? Çok mu hoşuna gitti gördüklerin?""Gerçi haklısın. Aras seninle geçirdiği şu dört yıl boyunca sana bir kez olsun dokunmamıştır herhâlde, değil mi?"Ayla başını çevirince, yan locadan çıkan Süreyya ile Erdal'ı gördü.Demek ki Aras az önce Cansu'nun ailesiyle yemek yiyormuş.Erdal ve ailesini gördüğü anda Ayl
더 보기