مشاركة

Kıyının Ötesinde
Kıyının Ötesinde
مؤلف: Yaprak

1. Bölüm

مؤلف: Yaprak
Sahte ölüm planının son ayrıntılarını da kesinleştirdikten sonra telefonu kapattım.

İki gün sonra onların da istediği gibi sonsuza dek ortadan kaybolacaktım.

Tam o sırada kapının ardından hafif bir sandal kokusu içeri süzüldü.

Refleksle başımı kaldırdığımda Kenan'ı gördüm.

Beni kollarına aldı. "Az önce kiminle konuşuyordun?" diye sakin bir sesle sordu.

"Önemli bir şey değil. Galeriyle ilgili," diyerek gülümsedim ve sesimin olabildiğince doğal çıkması için çabaladım.

Başımın tepesine bir öpücük kondurdu. Kısık sesle, "Bu aralar neden bu kadar çok işin var? Bu akşam sana mideni yormayacak hafif bir şeyler hazırlayayım," dedi.

Kenan ile beş yıldır evliydik; bana hep aynı özeni göstermiş, sevgisini hiç eksik etmemişti.

Çevremizdeki herkes, onun gibi ağırbaşlı ve maneviyata düşkün bir adamın bir kadına bağlandığında, sevgisinin ömür boyu süreceğini söylerdi.

Ben de gerçek mutluluğun bu olduğuna inanmıştım.

Fakat şimdi anlıyordum ki, bu evlilik benim mutluluğum değildi. Bütün bunlar Bahar'ı korumak içindi.

Kenan omzumu yavaşça okşarken söze girdi: "Bu arada, yarın Demir ailesinde kutlama yemeği var. Bahar hamileymiş, hem de uluslararası sanat sergisine kabul edilmesini kutlayacaklar. Sen gitme, ben senin yerine hediyeni götürür, hemen yanına dönerim."

"Ama o sergiye ben de..."

Sözümü kesti; tavrı son derece nazik ama bir o kadar da kesin ve itiraz kabul etmezdi.

"Sergiyi boş ver şimdi. Hep bir çocuğumuz olsun istemiyor muydun? Bu süreyi de evde dinlenerek geçirirsin."

Başımı eğdim. İçimde kopan fırtınayı belli etmemeye çalıştım.

Yıllardır evli olmamıza rağmen hiç çocuğumuz olmamıştı.

Eskiden bunun sadece zamanı gelmediği için olduğunu düşünmüştüm ama şimdi anlıyordum ki, o aslında hiç istememişti.

Belki de sergiye katılmamı istememesinin sebebi de Bahar'ın önünü kapatmamdan korkmasıydı.

İçimin çoktan buz kestiğini fark etmiyormuş gibi eğilip alnımdan öptü.

"Öbür gün doğum günün. Sana güzel bir sürpriz hazırladım. Yeni yaşında bahar hiç eksik olmasın."

"Yeni yaşında Bahar hiç eksik olmasın."

Aynı cümleyi kendi kendime tekrarladım. O anda kulağıma ne kadar rahatsız edici geldiğini fark ettim.

Yıllardır bana ettiği her kutlamanın, her iyi dileğin içinde mutlaka "Bahar" kelimesi geçerdi.

Bense ancak şu an bu kelimenin ardındaki asıl anlamı kavrayabiliyordum.

Meğer bana söylediği hiçbir güzel söz aslında benim için değilmiş.

"Tamam o zaman, doğum günüm için ben de birkaç plan yaptım. O gününü tamamen bana ayıracaksın."

Başını salladı. "Elbette. Bizim Nilay ne derse o olur."

Başımı kaldırıp ona gülümsedim.

"Kenan... Sana da yazık olmuş," diye geçirdim içimden.

O gece bir türlü uyuyamadım. Beni saran kolunu usulca üzerimden kaldırırken yanlışlıkla yanından hiç ayırmadığı tesbihini yere düşürdüm.

استمر في قراءة هذا الكتاب مجانا
امسح الكود لتنزيل التطبيق

أحدث فصل

  • Kıyının Ötesinde   10. Bölüm

    Gözleri yalvarış ve çaresizlikle doluydu. Sanki yanımda kalabilmek uğruna her şeye razıydı.O sırada Poyraz söze girdi, sesi sakin ama keskindi: "Kenan Bey, aranızda ne geçtiğini bilmem ama bence yanınızda kalıp kalmayacağı tamamen onun kararı. Sürekli kendi hislerinizden bahsediyorsunuz, peki onun gerçekten ne istediğini hiç düşündünüz mü?"Kenan donup kaldı. Ağzını açtı ama tek kelime edemedi.Ona baktım. Sesimde en ufak bir tereddüt yoktu. "Kenan, ne olursa olsun o beş yıl geride kaldı. Ben hâlâ yaşıyor olsam bile... Artık benim için bir seçenek değilsin."Yüzündeki kan çekilirken devam ettim: "Bana geçmişimizi bütünüyle bir hataymış gibi düşündürme. Yoksa gerçekten ölmem mi gerekiyor ki sonunda beni rahat bırakasın?""Hayır!" Sözümü hızla kesti, gözlerinde derin bir keder vardı, sesi neredeyse yalvarıyordu."Nilay, hatalıyım, gerçekten çok hatalıyım. Yeter ki sen iyi ol, bir daha böyle çekip gitme. Ben... Hayatından çıkabilirim."Bakışları beni kısa süreliğine şaşırttı. Ardından us

  • Kıyının Ötesinde   9. Bölüm

    Kenan ise Bahar'ın söylediklerini hiç umursamadı. Gözlerini hâlâ benden ayırmıyordu.Sesinde yalvaran bir ton vardı: "Nilay, beni dinle. Gerçekten çok pişmanım. Benim hatamdı, sana değer vermedim. Yalvarırım bana bir şans ver.""Şans mı?" Soğuk bir kahkaha attım, bakışlarım buz gibiydi. "Hâlâ benden bir şans istemeye hakkın olduğunu mu sanıyorsun?""Hata yaptığımı biliyorum. Seni ihmal etmemeliydim. Başkalarının sözlerine inanmamalıydım. Bütün suç benim. Her şeyi düzeltmeye hazırım, yalvarırım beni affet..."Sesi gittikçe alçaldı, neredeyse diz çökecek gibiydi: "Yeter ki bana bir şans ver, senin için her şeyi yaparım."Bahar bu manzarayı görünce öfkeden yüzü kireç gibi bembeyaz kesildi, bastırmaya çalıştığı hırsıyla araya girdi: "Kenan, sadece beni sevdiğini söylemiştin, sen...""Kes sesini!" Kenan onu buz gibi bir sesle susturdu. Bakışları hiç görmediğim kadar soğuktu. "Sana her şeyi çoktan açıkça söyledim, ne dersen de artık beni ilgilendirmiyor."Bahar sanki yüzüne sert bir tokat ye

  • Kıyının Ötesinde   8. Bölüm

    Daha sözünü bitirmeden üzerime atıldı.Refleksle arkamdaki çocukları korumaya çalıştım, kaçmaya vaktim yoktu. Giysilerimden sertçe yakaladı, tırnakları kolumda kanlı çizikler bıraktı."Yeter!" diye bağırdım ama aklını tamamen yitirmiş gibiydi. Beni sertçe itince yere düştüm.Öğrencilerden birkaçı korkuyla çığlık attı.Yiğit'in gözleri yaşlarla dolmuştu. Yine de gizlice yanımıza gelip küçük yumruğuyla ona vurdu: "Hocama vurma!"Bahar önce bir an sersemledi, ardından öfkesi daha da katlandı: "Seni küçük velet, sen kim oluyorsun da bana dokunuyorsun?"Yiğit'e vurmak için elini kaldırdığında hemen ayağa kalkıp onun önüne geçtim ve darbeyi omzumla karşıladım.Omzum yanarcasına sızladı. Çocuklara sıkıca sarılarak yüksek sesle bağırdım: "Yeter artık! Bahar, böyle devam edersen seni polise veririm!"Alaycı bir kahkaha attı. Gözleri küçümsemeyle doluydu. "Nilay, bugün kaçabilirsin ama sonsuza kadar kaçamazsın! Bugün bunun bedelini sana ödeteceğim!"Tam o sırada kapıdan aceleci ayak sesleri duyu

  • Kıyının Ötesinde   7. Bölüm

    "Bir dene istersen, resimlerin daha fazla insan tarafından görülmeyi hak ediyor."O gece, uzun zamandır elime almadığım fırçalarımı yeniden çıkardım.Tuvalde yavaş yavaş engin bir deniz belirdi. Gökyüzünde sabahın ilk ışıkları parıldıyor, dalgalı suyun yüzeyinde siluetim seçiliyordu.Son fırça darbesini attığımda aniden fark ettim; bu resim onun için ya da bir başkası için değil, sadece kendim içindi.Sergi günü geldiğinde eserim jüri tarafından büyük övgü aldı.Yıllarca göz ardı edilen yeteneğim sonunda hak ettiği değeri bulmaya başlamıştı.Bunun hayatımda yeni bir başlangıç olduğunu sanıyordum ama bu "dönüşün" sakin hayatımı tamamen altüst edeceğini hiç tahmin etmemiştim.***Bir gün derste çocuklara renk uyumunu anlatıyordum.Güneş ışığı atölyenin pencerelerinden içeri süzülüyor, minikler sessizce resim yapıyordu. Tüm mekân uzun zamandır hissetmediğim bir huzurla doluydu.Aniden atölyenin kapısı sertçe açıldı ve içeri biri daldı."Nilay!"Başımı kaldırır kaldırmaz donup kaldım.İçer

  • Kıyının Ötesinde   6. Bölüm

    O geçmişi hatırlamaya başlarken, ben ondan her geçen gün biraz daha uzaklaşıyordum."Hocam, neye bakıyorsunuz?" Yanımdaki küçük çocuk Yiğit, merakla başını uzattı.Telefonun ekranını hemen kapattım, yumuşak bir sesle konuştum: "Hiçbir şeye. Senin çizimin daha bitmedi. Hadi devam et.""Hocam..." Başını eğerek bana baktı. "Üzgün müsünüz?"Bir an duraksadım, sonra gülümsedim. "Hayır, sana öyle gelmiş."Yiğit koşarak uzaklaştı, bense elimdeki telefon ekranına dalıp gittim.Evet, keyfim yerinde değildi.Ama o insanlar yüzünden değil, bu haberlerin beni yalanlar ve ihanetlerle dolu o geçmişe geri çekmesi yüzündendi.Bir gün atölyede çocuklara ders verirken genç bir adam geldi.Kapının önünde duruyordu. Elinde kocaman bir çiçek buketi vardı."Merhaba, ben Yiğit'in amcasıyım. Adım Poyraz.""Bunlar sizin için," dedi çekingen bir ifadeyle. "Yiğit derslerinizi çok seviyor, bu da ufak bir teşekkür."Çiçeklere şöyle bir göz gezdirdim, başımı salladım ama almadım. Mesafeli bir tavırla: "Hediye kabul

  • Kıyının Ötesinde   5. Bölüm

    Nerede saklandığımı kimse bilmiyordu, hayatımın geri kalanını tek başıma geçirmeye çoktan hazır olduğumu da kimse tahmin edemezdi.Bu şehre ilk taşındığım günlerde kimseyle konuşmayı reddediyordum.Alışveriş yaparken, ev kiralarken, hatta faturaları öderken bile kelimelerimi olabildiğince kısa tutuyordum.İnsanlar beni soğuk ve tuhaf biri sanmaya başladı. Zamanla da benimle ilgilenmeyi bıraktılar.Benim istediğim de tam olarak buydu.Biriktirdiğim parayla küçük bir resim atölyesi açtım. Çocuklara resim dersleri veriyordum.Eskiden yeteneğimin sergilerdeki spot ışıklarının altında durmak, binlerce insanın alkışını ve takdirini toplamak için olduğunu sanırdım.Ama şimdi, sadece basit çizgiler çizmek ve birkaç masum çocuğa bir şeyler öğretmek istiyordum.Bir ay sonra, bana sahte ölüm hizmeti sağlayan şirketten biri beni aradı. "Kenan sizi arıyor.""Beni mi arıyor?" Dudaklarımın kenarı kıvrıldı. Soğuk bir tonla, "Ben zaten ölmüş biriyim. Benden daha ne istiyor?" diye ekledim."Sizin galeri

فصول أخرى
استكشاف وقراءة روايات جيدة مجانية
الوصول المجاني إلى عدد كبير من الروايات الجيدة على تطبيق GoodNovel. تنزيل الكتب التي تحبها وقراءتها كلما وأينما أردت
اقرأ الكتب مجانا في التطبيق
امسح الكود للقراءة على التطبيق
DMCA.com Protection Status