Share

Bölüm 2

Author: Cyan A.
Ertesi sabah beni bir ziyafet sofrası bekliyordu. Uzun zamandır böyle gösterişli bir kahvaltı görmemiştim. Sıcacık yemeklerle dolu sofrayı görmek bile neredeyse başımı döndürüyordu.

Deniz ürünlerine alerjim vardı, sarımsak ve peynirden de hoşlanmazdım. Annem bunu biliyordu ama yine de üzeri peynirli sarımsaklı ekmek ve karidesli börekler hazırlamıştı.

"Rose sarımsaklı ekmeğe bayılırdı. En güzelinin bu olduğunu söylerdi. Bu börekleri da sürekli atıştırırdı. Eve dönmeden önce en sevdiği yemekleri yapmaya yeniden alışmam lazım. Uzun zamandır yapmadığım için beceremediğimi söylemesini istemiyorum!" diye kendi kendine söylendi annem.

Boş tabağıma baktım. Birden bir parça ekmek alıp sarımsağın en az olduğu yerinden büyük bir ısırık aldım. İçimde biriken acıyı da bastırmaya çalışarak lokmayı zorla yuttum.

Gözlerimi önümden ayırmadan, ağlamak üzere olduğumu sesimden belli etmemeye çalışarak sordum. "Deniz ürünlerine alerjim olduğunu unuttun mu?"

Annem yaptığı işi yarıda bırakıp donakaldı. "Bunda ne sorun var? Rose eve dönüyor. Bir an önce onun damak tadına göre yemek yapmaya alışmamız lazım. Bunlardan hiçbirini sevmiyorsan bu öğünü atlarsın. Bir öğün yememek seni öldürmez."

Başımı sallayıp odama döndüm.

***

O öğleden sonra Caelan beni görmeye geldi. Dudaklarımın ne kadar solgun olduğunu fark edince kaşlarını çattı.

Gömleğini sıkıca kavradım. Bir süre ona baktıktan sonra alçak sesle sordum. "Ne olur, bir kez olsun deniz kenarına gidebilir miyiz? Denizi hep görmek istemiştim. Bunu... ölmek üzere olan birinin son isteğini yerine getirmek gibi düşün."

Donup kaldı.

Evet diyeceğini düşündüm. Ne istediğimi bu kadar açık söylediğimde kabul edeceğine gerçekten inanmıştım.

"Hayır. Önümüzdeki birkaç gün burada kalman gerekiyor. Rosamund senin yerini alırken bir şeyler ters giderse annen buna dayanamaz."

Acı acı güldüm. "Onun bedenimi ele geçirme fırsatını kaçırmasından bu kadar korkuyorsun demek."

Yüzü karardı. "Saçmalama. Ben senin için endişeleniyorum."

Başımı kaldırıp gözyaşlarımı tutmaya çalışarak gözlerimi hızla kırpıştırdım. Sonra olabildiğince genişçe gülümsedim. Öyle çok zorladım ki ağzımın kenarları acımaya başladı. "Benim iyiliğim için 'Evet' oyu verdin, öyle değil mi? Ölebileceğimi bile bile?"

Caelan gözlerini indirip bakışlarını benden kaçırdı. Dudaklarını sıkıca birbirine bastırdı.

Benimle tartışmak bile istemiyordu.

Tartışmanın hiçbir şeyi değiştirmeyeceğini anlayınca odama dönüp uygulamayı açtım. Annemin bütün cihazlarında kullandığı şifreyle giriş yaptım.

İşe yaradı. Uyku sürem, ruh halimdeki değişimler ve benzeri bilgilerin de yer aldığı sağlık raporlarıma erişebildim.

Demek bunca zamandır hazırlık yapmak için durumumu takip ediyorlardı.

Birden midem bulandı. Masaya tutundum. Boğazıma acı, mide bulandırıcı derecede tatlı bir tat yükseldi. Sayfanın alt kısmında parlak kırmızı bir mikrofon simgesi belirdi.

Simgeye bastım ve hoparlörden yumuşak bir ses duyuldu.

'Anne... Bunu ona yapma. Onun yerini almak istemiyorum. O da senin kızın.'

Duyduklarım karşısında şoke oldum. Hemen annemin yanına koşup telefonu ona uzattım.

"Dinle! Rose sesli mesaj göndermiş! Bu o!"

Annem Rosamund'un sesini duyar duymaz elindeki kaşığı düşürdü.

"Rose!"

Ardından yüzündeki ifade bir anda soğudu. Mesaj biter bitmez elini savurup bana tokat attı.

Yüzüm bir anda yanmaya başladı. Tokadın şiddetiyle kulaklarım çınladı.

"Onun sesini taklit etmeye nasıl cüret edersin? Geri dönmesini hiçbir zaman istemedin, değil mi?!"

Babam telefonu elimden kapıp sesli mesajı sildi. "Kardeşin zaten bir kez öldü! Bir kez daha ölmesini mi istiyorsun?!"

İnanamayarak Caelan'a döndüm. "Sen de duydun, değil mi? Yerimi almak istemediğini söyledi."

Oyların geri çekilebildiği sayfayı açıp telefonu ona uzattım. "Onun isteğine saygı duy. Oyunu geri çek... O zaman ben de yaşayabilirim."

Annem birden dizlerinin üzerine çöküp Caelan'ın elini tuttu. "Yapma! Sakın yapma! Sana yalvarıyorum! O senin hayatını kurtardı! Ona ihanet edemezsin! Geri dönmek istiyor!"

Caelan gözlerini kapattı. Uzun bir süre sonra telefonu bir kenara bıraktı. "Üzgünüm, Amelia."

Gözlerim yaşlarla dolarken görüşüm bulanıklaştı. Bana doğru bir adım atıp elimi tutmak için uzandı.

Elimi çektim. "Bana dokunma. Bunun olmasını sen istedin."

Continue to read this book for free
Scan code to download App

Latest chapter

  • Paralel Yalanlar   Bölüm 10

    Amelia'nın Bakış AçısıBu yeni dünyaya geleli üç gün olmuştu ki eski ailemden bir görüşme isteği aldım.'Roger Silverstone, Amy Silverstone ve Caelan Jackman görüşme talebinde bulundu. Kabul ediyor musun?'Yeni kedim kucağımda kıvrılmış yatarken pencerenin yanında oturuyordum. Güneşin sıcaklığını elimin üstünde hissediyordum.Yerime Rosamund geçirilmeden hemen önce gözlerimin nasıl bulanıklaştığını hatırladım. Geri sayımı hatırladım.May benim için elma soyuyordu. Uygulamada yeni bir bildirim belirdiğinde durdu."Hmm, karar senin, Amelia," dedi.Rutger elinde bir bardak ılık sütle yanımıza geldi. "Onlarla konuşmaya karar verirsen yanında kalabiliriz. Ama konuşmak istemezsen de bunda hiçbir sakınca yok."İstek listesinin en altında Rosamund'un adını gördüm ve üzerine dokundum.Pek bir şey yoktu. Sadece birkaç satır yazı vardı.'Amelia, yaşadıkların için üzgünüm. Onlara bizim birer araç olmadığımızı söylemeye devam edeceğim. Ben kusurlu, söz dinlemez bir çocuk değilim. Sen de k

  • Paralel Yalanlar   Bölüm 9

    Gece yarısı olmuştu. Roger hızlı adımlarla Paralel Evren Araştırma Merkezi'ne girdi.Amy kan çanağına dönmüş gözlerle bilgisayar ekranına bakıyordu. Arama çubuğuna Amelia'nın adını yazdı ve sayfanın yüklenmesini bekledi.Karşısına kırmızı renkte tek bir satır çıktı.'Kişinin Asıl Dünya ile olan tüm aile bağları kaldırılmıştır. Kişi geri dönme hakkından feragat etmiştir.'Amy sayfayı tekrar tekrar yeniledi. "Bu doğru olamaz! O benim kızım! Benim! Bana geri dönmek istiyor olmalı! Neden onu geri getiremiyorum?!"Bilgisayar sistemi hiçbir tepki vermedi.'Aile bağınız kaldırılmıştır. Talebiniz reddedilmiştir.'Roger, Caelan'a döndü. "Sen denemelisin. En çok seni önemsiyor!"Caelan titreyen elleriyle hesabına giriş yaptı ve aynı şeyi denedi.'Caelan Jackman, Rosamund'un Amelia'nın yerini almasını kabul etmiştir. Kişiyi geri getirme hakkından feragat edilmiştir.'Yazılanlara bakarken Caelan'ın dizlerinin bağı çözüldü. Sırtını duvara verip yere çöktü. Gözlerini elleriyle kapattı ve s

  • Paralel Yalanlar   Bölüm 8

    Üçüncü Şahıs Bakış AçısıSilverstone ailesi sonunda Rosamund'un, yıllar boyunca kafalarında yarattıkları kişiyle hiç ilgisi olmadığını fark etti. Rosamund'un küçük beyaz bir elbise giyip fotoğraf çektirmek ya da doğum günü pastasının arkasında gülümsemek gibi şeylere hiç ilgisi yoktu. Caelan'a yakın olmak istemiyordu. Çoğu zaman ailesinin hazırladığı yemekleri bile sevmiyordu.Birinin tenine dokunmasından nefret ediyordu. Perdeler asla tamamen açılamıyordu. Televizyonun sesi bile 20'nin üzerine çıkarılamıyordu.Amy ilk başta sabırlı olmak için elinden geleni yaptı. "Geldiğin yerde çok acı çektiğini biliyorum ama sen de bizim dünyamıza uyum sağlamayı öğrenmelisin!"Rosamund yüzünü yastığına gömdü. Ellerini kulaklarından hiç çekmiyordu. "İster orada ister burada olayım, ben hep böyleydim! Bana uyum sağlamaya hiç çalışmayan sizsiniz!"Amy ona karşı çıkmayı çok istiyordu ama aklından o teşhisi çıkaramıyordu.Raporu sakladıktan sonra psikoloğun kendisine verdiği ebeveyn rehberini bile

  • Paralel Yalanlar   Bölüm 7

    Rosamund eve döneli sadece üç gün olmuştu ama Silverstone ailesinin sabrı şimdiden tükenmişti.Eski yatağımda uyumayı reddediyordu. Parfüm kokusunun çok ağır, çarşafların çok ince ve ışıkların çok parlak olduğundan şikayet ediyordu. Ama annem ışıkları kapattığında Rosamund korkuyla başını kollarının arasına alıp titriyordu.Babamın sabrı tükenmişti. Oturma odasının ışığını açıp öfkeyle, "Ne istiyorsun sen Allah aşkına?" dedi.Rosamund hemen duvara sindi. Nefesi hızlandı. "Bağırma! Kulaklarımı acıtıyorsun!"Annem gözyaşlarına boğuldu. "Tanrım, Rose! Seni eve, acı çekmek için durmadan yeni nedenler bulmanı izlemek için getirmedim!""Ben uydurmuyorum. Gerçekten acı çekiyorum!" diye karşı çıktı Rosamund.Annemin hıçkırıkları bir anda kesildi. Sanki daha önce hiç kimse yüzüne karşı böyle bir şey söylememişti.O gece sarımsaklı ekmek, peynir ve karidesli börekler hazırladı. "Bunlar en sevdiğin yemekler."Rosamund yemekleri koklar koklamaz öğürdü. Yüzü bembeyaz kesildi. "Bunların hiçb

  • Paralel Yalanlar   Bölüm 6

    Yeni annemin adı May'di.Perdeleri öyle bir çekti ki güneş ışığı yüzüme değil, sadece yere düşüyorduPerdelere dokunmadan önce hep bana bakıp soruyordu. "Işık böyle iyi mi, canım? Rahat mısın? Biraz daha azaltayım mı? Burada durmam seni rahatsız ediyor mu?"Boğazım düğümlendi. Bunu beni kazanmaya çalıştığı için yapmadığını fark ettim. Gerçekten benim için her şeyi biraz daha kolaylaştırmak istiyordu.Yeni babamın adı Rutger'dı. Bir kaseye çorba doldurup yanına bir kaşık koydu. "Yavaş yavaş. Hâlâ biraz sıcak. Kaygılandığında miden eskiden de rahatsız olurdu. Hepsini bitiremezsen sorun değil. Kendini ne kadar rahat hissediyorsan o kadar iç."Kaşığı elime aldım. Bileğim ağrıyor, elim titriyordu. Bir yudum aldım. Sıcak çorba boğazımdan geçip boş, ağrıyan mideme ulaştı. Canım yandı.Rutger bana bir mendil uzattı ama neden ağladığımı sormadı. Sadece, "Acele etme, tatlım. Acelemiz yok," dedi.***O öğleden sonra beni eve götürdüler. Beni bekleyen bir hoş geldin pankartı ya da pasta yo

  • Paralel Yalanlar   Bölüm 5

    Annem ekrandaki birkaç kelimeye bakakaldı. Dudakları titredi. "R-Rose, sen misin?"Ekranda peş peşe yeni mesajlar belirdi.'Amelia bir beden değil. O bir insan! Canı yanıyor!'Babamın yüzündeki ifade dondu. Caelan bana baktı.Karşılarında, hâlâ kameranın önündeymişim gibi öylece duruyordum. Ağrıyan yanaklarımdaki o yapmacık gülümsemeyi bozmamıştım.Annem telefonunu sanki bir bebekmiş gibi kucağına aldı. "Öyle söyleme! Seni çok özledim, Rose. Yıllardır seni bekliyorum!"'Size çocukken de söylemiştim. Işığa ve sese karşı hassasım. Dokunulmaya karşı da hassasım.'Annemin hıçkırıkları bir anda kesildi. Babam parmaklarını büktü.'Doktor size söylemişti, değil mi? Otizm spektrumundayım. Duyusal hassasiyetlerim var. Ama siz benim sadece ele avuca sığmaz, zor bir çocuk olduğuma inandınız.'Oturma odasına sessizlik çöktü.Annemin yüzünde hâlâ gözyaşları vardı. Şaşkınlıkla, "Neden bahsediyorsun, Rose? Sen sadece... kendi bildiğini okuyan bir çocuktun," dedi.İçimi bir ürperti kapladı.

More Chapters
Explore and read good novels for free
Free access to a vast number of good novels on GoodNovel app. Download the books you like and read anywhere & anytime.
Read books for free on the app
SCAN CODE TO READ ON APP
DMCA.com Protection Status