Jangan Egois! Roni Milik Kita Semua!

Jangan Egois! Roni Milik Kita Semua!

last updateLast Updated : 2026-10-07
By:  FrandsUpdated just now
Language: Bahasa_indonesia
goodnovel18goodnovel
Not enough ratings
182Chapters
7.1Kviews
Read
Add to library

Share:  

Report
Overview
Catalog
SCAN CODE TO READ ON APP

"Ron... di antara kami semua, siapa yang akan pertama merasakannya?" Menemukan sebuah cincin misterius, Roni memutarbalikkan nasibnya dari pemuda miskin yang diremehkan menjadi pria pujaan, membuat para wanita desa yang dulu membuang muka kini diam-diam bersaing demi merengkuh kehangatan di atas ranjangnya.

View More

Chapter 1

Bab 1 - Pria Tak Berguna

Elif, kocası Demir Soykan’ın kendisini aldattığını fark etti. Hem de gencecik bir üniversite öğrencisiyle.

Bugün Demir’in doğum günüydü. Elif, sabahtan beri uğraşıp donattığı sofranın başında onu beklerken, Demir’in evde unuttuğu telefonuna keskin bir bildirim sesi düştü. Ekrandaki mesaj, o üniversiteli kızdandı:

"Pastayı alırken bir yere çarptım, canım çok yanıyor, ühühü..."

Mesajın altında bir fotoğraf vardı. Kız yüzünü gizlemiş, sadece bacaklarını çekmişti. Fotoğraftaki kız, yukarı çekilmiş beyaz çoraplar ve siyah, yuvarlak burunlu ayakkabılar giyiyordu; üniforma eteği yukarı sıyrılmış, estetik bacaklarını cömertçe sergiliyordu. Bembeyaz dizleri gerçekten de kızarmıştı. Genç bir kadının taze teniyle birleşen bu nazlı kelimeler, yasak bir cazibe fışkırtıyordu. Derler ki; Gümüşşehir’in dev şirketlerini yöneten patronlar, sevgili seçerken en çok bu tipe ilgi duyarlarmış.

Elif, telefonu parmak uçları beyazlayana kadar sıktı. O sırada bir mesaj daha geldi: "Demir Bey, Liman Grand Otel'de buluşalım. Bu gece doğum gününü bizzat kutlamak istiyorum~"

Kocasının doğum gününde, dışarıdaki sevgilisi ona özel bir kutlama hazırlıyordu. Elif çantasını kaptığı gibi Liman Grand Otel’e sürdü. Kendi gözleriyle görmeliydi. Bu üniversiteli kızın kim olduğunu öğrenmeliydi!

...

Otele vardığında içeri girmek istedi ama tam o sırada anne ve babası Hakan Erdem ile Lale Erdem’i gördü. Şaşkınlıkla yanlarına gitti: "Baba? Anne? Sizin burada ne işiniz var?"

Hakan ve Lale bir an duraksayıp birbirlerine baktılar. Gözlerini kaçırarak, "Elif kızım, kardeşin Ceyda yurtdışından döndü, onu buraya bıraktık," dediler.

Ceyda mı?

Elif, otelin parıldayan camından içeri baktığında Ceyda’yı gördü ve olduğu yerde donup kaldı. İçerideki kardeşi, tam da fotoğraftaki o mavi-beyaz üniversite kıyafetini giyiyordu. Demek o üniversiteli kız, kendi kız kardeşi Ceyda’ydı.

Ceyda doğuştan bir büyüleyici bir güzelliğe sahipti; Gümüşşehir’in "Kızıl Gülü" olarak bilinirdi. En büyük çekiciliği ise kusursuz bacaklarıydı. Şimdi ise kardeşi, o bacaklarını eniştesini baştan çıkarmak için kullanıyordu.

Elif acı bir kahkaha attı, ebeveynlerine döndü: "Görünen o ki, en son öğrenen ben olmuşum."

Hakan mahcup bir tavırla, "Elif, biliyorsun Demir Bey seni hiçbir zaman sevmedi," dedi.

Lale ise araya girdi: "Evet Elif, Gümüşşehir’de kaç kadının Demir Bey’in peşinde olduğundan haberin var mı? Başka kadınlara yedireceğimize, neden kardeşin olmasın?"

Elif yumruklarını sıktı: "Anne, baba... Ben de sizin kızınızım!"

Elif arkasını dönüp giderken Lale arkasından seslendi: "Elif, sana bir şey soracağım. Demir Bey sana elini sürdü mü bari?"

Elif’in adımları duraksadı. Babasının sözleri ise bir bıçak gibi keskindi: "Bize borçluymuşuz gibi davranma. Zamanında Demir ile Ceyda cemiyetin örnek çiftiydi. Ama Demir kaza geçirip bitkisel hayata girince, seni onun yerine biz gelin verdik."

Lale, Elif’i aşağılayarak süzdü: "Kendine bir bak Elif. Üç yıllık evliliğin boyunca kocasına kul köle olan bir ev hanımından başka ne oldun? Oysa Ceyda artık başbalerin. Bir yanda asil bir kuğu, diğer yanda çirkin bir ördek yavrusu... Hemen Demir Bey’i kardeşine geri ver!"

Bu sözler Elif’in kalbine hançer gibi saplanmıştı. Gözyaşlarını içine akıtarak oradan ayrıldı.

...

Elif villaya döndüğünde hava kararmıştı. Meryem Hanım’a izin verdiği için evde tek başınaydı; ev zifiri karanlık ve soğuktu. Elif karanlıkta, tek başına yemek masasına oturdu. Binbir emekle hazırladığı yemekler soğumuştu. Kendi elleriyle yaptığı pastanın üzerinde ise "Doğum günün kutlu olsun kocacığım" yazıyordu.

Elif bu manzaraya bakarken tıpkı kendisi gibi, her şeyin koca bir şaka olduğunu düşündü. Herkes biliyordu ki "Kızıl Gül" Ceyda, Demir Soykan’ın canının içiydi. Ancak üç yıl önceki o feci trafik kazası Demir’i yatağa mahkûm edince, Ceyda anında ortadan kaybolmuştu.

O dönemde ailesi onu köyden getirterek, bitkisel hayattaki Demir’le evlenmeye zorlamıştı. Evlenecek kişinin Demir olduğunu, her zaman gizliden sevdiği adam olduğunu öğrenince Elif seve seve kabul etmişti. Evlendikten sonra Demir üç yıl boyunca uyanmamıştı. Bu üç yıl içinde Elif, bir an bile başından ayrılmadan ona bakmış, tüm tıbbi bilgisini onu iyileştirmeye adamıştı. Sonunda onu uyandırmayı başarmıştı.

Elif çakmağını çıkarıp mumları yaktı. Zayıf ışık aynaya vurduğunda, karşısında o sıradan ev hanımını gördü; üzerinde her zamanki kasvetli siyah-beyaz elbisesi vardı. Oysa artık başbalerin olan Ceyda ne kadar genç, hayat dolu ve güzeldi.

Kendisi çirkin ördek yavrusuydu. Ceyda ise asil kuğu.

Uyanan Demir, yine kuğusuna gitmiş ve kendisi gibi bir ördek yavrusunu terk etmişti. Ha! Bu üç yıl meğer sadece kendi kendini kandırmaktan ibaretmiş. Demir onu sevmiyordu ama o Demir’i seviyordu. Derler ki, iki kişi arasında ilk aşık olan, kaybetmeye mahkûmdur. Bugün Demir, ona kaybettiğini en acı şekilde kanıtlamıştı.

Elif mumları üfleyerek söndürdü. Koca villa yeniden sonsuz bir karanlığa gömüldü. Tam o sırada dışarıdan iki parlak far ışığı süzüldü; Demir’in lüks Rolls-Royce’u bahçeye yanaştı.

Elif’in kirpikleri titredi. Gelmişti. Kısa süre sonra kapı açıldı ve içeriye Demir Soykan girdi. Soykan ailesi, Gümüşşehir’in en köklü soylularındandı. Demir, henüz 16 yaşındayken bölgenin en seçkin eğitim kurumu olan Altınışık Üniversitesi’nden çift yüksek lisans derecesiyle mezun olmuştu. Ardından Gümüş Meydan’ın devasa finans kulelerinde kendi yatırım şirketini kurarak yer yerinden oynatmış, Türkiye’ye döndüğünde ise Soykan Grubu'nun başına geçip Gümüşşehir’in en zengini koltuğuna oturmuştu. Demir uzun adımlarla içeri girdi. O derin sesiyle sordu: "Işıklar neden kapalı?"

Çıt.

Duvardaki düğmeye basıp salonu aydınlattı. Demir, üzerinde özel dikim siyah bir takım elbiseyle her zamanki gibi kusursuz ve asildi. Elif ona baktı: "Bugün senin doğum günün."

Demir’in yakışıklı yüzünde en ufak bir duygu kırıntısı yoktu, sadece masaya doğru baktı: "Bir dahaki sefere vaktini boşa harcama. Ben böyle kutlamaları sevmem."

Elif’in dudaklarında buruk bir gülümseme belirdi: "Böyle kutlamaları mı sevmiyorsun, yoksa benimle kutlamayı mı?"

Demir’in bakışları o kadar duygusuzdu ki, sanki onunla vakit kaybetmek bile istemiyordu: "Nasıl istersen öyle düşün."

Bunu söyleyip yukarı çıkmak için hareketlendi. Elif, adamın o soğuk sırtına bakarak konuştu: "Bugün senin doğum günün. Sana bir hediye vermek istiyorum."

Demir adımlarını kesmedi: "İhtiyacım yok."

Elif gülümsedi: "Demir Soykan... Boşanalım."

Demir’in merdivendeki ayağı havada kaldı. Aniden durdu ve arkasına dönüp o derin gözlerini Elif’in üzerine dikti.
Expand
Next Chapter
Download

Latest chapter

More Chapters

To Readers

Selamat datang di dunia fiksi kami - Goodnovel. Jika Anda menyukai novel ini untuk menjelajahi dunia, menjadi penulis novel asli online untuk menambah penghasilan, bergabung dengan kami. Anda dapat membaca atau membuat berbagai jenis buku, seperti novel roman, bacaan epik, novel manusia serigala, novel fantasi, novel sejarah dan sebagainya yang berkualitas tinggi. Jika Anda seorang penulis, maka akan memperoleh banyak inspirasi untuk membuat karya yang lebih baik. Terlebih lagi, karya Anda menjadi lebih menarik dan disukai pembaca.

No Comments
182 Chapters
Explore and read good novels for free
Free access to a vast number of good novels on GoodNovel app. Download the books you like and read anywhere & anytime.
Read books for free on the app
SCAN CODE TO READ ON APP
DMCA.com Protection Status